Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4290 E. 2009/2378 K. 07.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4290
KARAR NO : 2009/2378
KARAR TARİHİ : 07.04.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında kooperatif üyeliğine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, 19.10.2003 tarihinde yapılan genel kurulda müvekkili ile birlikte 31 üyenin istifa suretiyle ayrılması durumunda her birinin ödedikleri aidat toplamları ile yatırılan paranın güncelleştirilmesi sonucunda ortaya çıkacak değer farkının ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek, ıslah edilen miktarla birlikte toplam 1.497,00-YTL’nin temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kooperatiften ayrılan ortağa iade edilecek hak ve alacakların 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17. maddesi ile ana sözleşmenin 15. maddesinde gösterildiğini, bunun dışında davacının alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tasfiyeye girilmeden yedek akçelerin ödenemeyeceği, bu nedenle davacının bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, istifa eden kooperatif üyesinin ödediği aidatın güncellenmiş değer farkının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, kooperatif tasfiye sürecine girmeden, aidat ödemelerinden elde edilen faiz gelir gider farkı niteliğindeki paranın istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; 19.10.2003 tarihli genel kurulda, istifa eden ortaklara değer farkının ödenmesi kararı alınmıştır. Bu genel kurul kararı kooperatifi bağlayıcı niteliktedir. Bu itibarla, mahkemece, işin esasına girilerek, davalı kooperatifin 2001, 2002 ve 2003 yıllarında elde ettiği faiz gelirlerinden oluşan olumlu gelir gider farkının aidat ve sermaye payı toplamına orantılanması suretiyle bu oran üzerinden davacının varsa bakiye alacağının hesaplanması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 07.04.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.