YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/461
KARAR NO : 2008/334
KARAR TARİHİ : 24.01.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 242 ada 89 parsel sayılı 21885,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal ve taksimen …’a ait almakla birlikte … Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 14.1.2000 tarih 1040 sayılı kararı ile kabul edilen … tarihi sit alanı içinde kalması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş; tutanağın beyanlar hanesine “…’ın kullanımında olduğu ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır, … tarihi sit alanı” şeklinde şerh verilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargılama sırasına yürürlüğe giren 5663 sayılı Yasa ile değişik 2863 sayılı Yasa’nın 11. maddesindeki düzenleme ile eklenen 7. geçici madde gözetilerek davanın kabulü ile dava konusu 242 ada 89 parsel sayılı taşınmazın davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanları dışında kaldığı, taşınmazın tespitte belirlenen vasfı ve edinme sebebinde bildirilen zilyetlik bilgileri ile davanın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren 5663 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemelere göre davanın kabulü şeklinde hüküm kurulmuş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. 5663 sayılı Yasa ile değişik 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 11. maddesine göre “kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez.” Mahkemece çekişmeli taşınmazın yeni yasal düzenlemeye göre durumu uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmediği gibi davacı yararına zilyetlikle edinme şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında da herhangi bir araştırma ve inceleme yapılamadan hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma ve uygulama ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde usulen belirlenecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler hazır olduğu halde keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak bu keşifte; çekişmeli taşınmazın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun değişik 11. maddesine göre niteliği uzman arkeolog bilirkişi aracılığı ile
belirlenmeli; keşfe katılacak yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, hangi tarihten beri ve nasıl zilyet edildiği, zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı hususlarında olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, keşfe katılacak uzman ziraatçi bilirkişiden taşınmazın niteliğini ve zilyetlik süresini belirtir rapor alınmalı, sit haritaları ile kadastro paftası uzman bilirkişi aracılığıyla çakıştırılarak taşınmazın değişik 2863 sayılı Yasa’ya göre konumu kesin olarak belirlenmeli ve toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de tutanağın beyanlar hanesine verilen “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır. … tarihi sit alanı” şerhi yönünden hüküm oluşturulmamasında da isabet bulunmamaktadır. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.1.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.