Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4620 E. 2008/3601 K. 22.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4620
KARAR NO : 2008/3601
KARAR TARİHİ : 22.05.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 343 parsel sayılı 10371,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz komşu taşınmazlara uygulanan gayri sabit sınırlı vergi kaydının kayıt miktar fazlası olması nedeniyle mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. 101 ada 178 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın meradan açıldığı kabul edilmek suretiyle davacının davasının reddi yönünde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz komşu 101 ada 176, 177, 178 ve 179 parsel sayılı taşınmazlara uygulanmış 1937 yılı 484 tahrir numaralı vergi kaydının kayıt miktar fazlası olması nedeniyle mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. 1937 yılı 484 tahrir numaralı vergi kaydı sınırlarında mera okumadığı gibi komşu taşınmazlara uygulanmış 1937 yılı 482, 483 ve 499 tahrir numaralı vergi kayıtları da hiçbir sınırlarında mera okumayıp, “dağ” ve “öz” gibi gayrisabit sınırlar okumaktadır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık sözleri ile taşınmazın tespitte belirlenen niteliği konusunda çelişki doğduğu halde tüm tespit bilirkişileri dinlenilmediği gibi 101 ada 81 numaralı mera taşınmazı ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı üzerinde de durulmamıştır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından belirlenecek yerel bilirkişiler ile tarafların aynı surette bildirecekleri taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından dava konusu taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kime intikal ettiği, taşınmaz üzerinde hangi tarihten beri kim veya kimlerin hangi surette zilyet oldukları, taşınmazın kadim veya tahsisli mera olup olmadığı, mera olarak tespit edilen 101 ada 81 parsel sayılı taşınmaz ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı gibi hususlar sorulup saptanmaya
çalışılmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, keşfe katılacak üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazın niteliğini belirlemeye, mera olup olmadığı ve zilyetlikle kazanılabilecek tarım arazisi niteliğinde yerlerden olup olmadığı konusunda ayrıntılı rapor alınmalı, uzman fen bilirkişisine keşfi izlemeye bilirkişi ve tanık sözlerini takip ve denetlemeye olanak verir rapor düzenlettirilmelidir. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Davacı …’ın temyiz itirazlarının bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.5.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.