Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4622 E. 2008/3602 K. 22.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4622
KARAR NO : 2008/3602
KARAR TARİHİ : 22.05.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 131 ada 61 parsel sayılı 8044,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, ifraz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ‘a ait olmakla birlikte, dayanak 1937 tarih 276 tahrir numaralı vergi kaydının gayri sabit hudutlu olması ve eylemli olarak güney hududunda mera bulunması nedeniyle miktar fazlası olarak kesilerek mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın miktar fazlası olması nedeniyle kesildiği tespit dayanağı vergi kaydının dava konusu taşınmaz ile komşu taşınmazlara uymadığı, tarım arazisi niteliğinde olan dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu 131 ada 61 parsel sayılı taşınmaz 131 ada 57, 58, 59 ve 62 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan 1937 yılı 276 tahrir numaralı vergi kaydının miktar fazlası olması nedeniyle 131 ada 55, 60, 132, 133, 134 ve 135 parsel sayılı taşınmazlar gibi mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edildiği halde, tespit dayanağı vergi kaydı usulen mahalline uygulanmamış, nereye ait olduğu belirlenerek uzman bilirkişi raporunda gösterilmemiş, yeterli şekilde mera araştırması yapılmamış, tüm tespit bilirkişileri dinlenilmemiş, dava konusu taşınmaza ve 131 ada 107 parsel sayılı mera parseline sınır 131 ada 55 ve 60 parsel sayılı taşınmazlar da davalı olduğu halde mera bütünlüğünün birlikte değerlendirilmesi, çelişkili kararlara sebebiyet verilmemesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi amacıyla dosyaların birleştirilmesi gereği üzerinde durulmadığı gibi taşınmazın niteliğinin belirlenmesi amacıyla üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan raporu alınması gerektiği de düşünülmemiştir. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; 131 ada 55 ve 60 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili dava dosyaları ile eldeki bu dava dosyası birleştirilmek suretiyle mahallinde, komşu köylerde oturan ve davada yararı olmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile tarafların aynı şekilde bildirecekleri tanıklar hazır olduğu halde
yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kadim veya tahsisli mera olup olmadığı, hangi tarihten beri, kimler tarafından ve ne suretle zilyet edildiği, tespit dayanağı 1937 yılı 276 tahrir numaralı vergi kaydının taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, kapsamıyorsa vergi kaydının nereye ait olduğu, vergi kaydının hudutlarında geçen “İsmail yerinin” neresi olduğu gibi hususlar teknik bilirkişi ve tanıklardan sorulup saptanmaya çalışılmalı, uygulamada tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarından yararlanılmalı, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, keşfe katılacak üç kişiden oluşacak uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan dava komşu taşınmazın niteliğini belirlemeye, taşınmazın mera mı yoksa zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden mi olduğunun tespite olanak verir ayrıntılı rapor alınmalı, keşfe katılacak uzman fen bilirkişisinden keşfi izlemeye bilirkişi ve tanık sözleri ile kayıt uygulamalarını denetlemeye olanak verir rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.5.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.