YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4789
KARAR NO : 2009/3024
KARAR TARİHİ : 28.04.2009
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyeliğinden haksız olarak ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, ihtarnamelerin ve ihraç kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davacının gönderilen ihtarname tarihi itibarıyla borcunun bulunmadığı, ayrıca ihtarnamelerde belirtilen borcun anlaşılır olmadığı, buna göre ihtarnameler ve ihraç kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 27. maddesi ile kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesine göre, üyeye tebliğ edilen her iki ihtarnamede bildirilen borç miktarlarının aynı olması, farklı ise bunun nedeninin ihtarnamelerde açıklanması, dolayısıyla ortağın borç miktarlarında tereddüde düşmemesi, ihtarnameye uyulmaması halinde ne gibi bir yaptırım uygulanacağının açıkça gösterilmesi zorunludur. Aksi halde ortağın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16 ve 27. maddelerine uygun olarak temerrüde düştüğü kabul edilemeyeceğinden, ihracı da yasaya uygun sayılamayacaktır. Somut olayda, davacıya iki ayrı ihtarname keşide edilmiş olup, ihtarnamelerde, yukarıdaki ilkelere uyulduğu gibi, anapara ve işlemiş faiz miktarı ayrı ve açık bir şekilde yazılmıştır. Bu durumda, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortağın bu nedene dayalı olarak ihracına karar verilmesi için, ihtarnamelerin diğer koşulların yanı sıra, ortağın ödemesi gereken borç ve faizin gösterilmiş olması yeterli olup, ayrıca, ihtarlara konu anapara ve faiz borcunun hangi aylara ilişkin olduğunun belirtilmesine gerek yoktur. Ayrıca, dosyada Ticaret Sicili’nden örneği getirtilen 10.08.2003 tarihli genel kurul kararının 8. maddesinde gerçekten de aidatın belirtilen tarihler arasında 526,00-YTL olarak alınması karara bağlanmış olmasına karşın, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise belirtilen dönemler ilişkin aidat borcu 105,00-YTL olarak hesaplanmıştır. Bu hususta davalı tarafça da rapora açıkça itiraz edilmiştir. Mahkemenin bu itirazı değerlendirmeden eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair nedenlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 28.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.