Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4798 E. 2009/3421 K. 12.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4798
KARAR NO : 2009/3421
KARAR TARİHİ : 12.05.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı tazminat istemine ilişkin davada verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekilince, müvekkilinin davalı kooperatifin üyeliğinden 31.5.1998 tarihinde haksız olarak ihraç edildiğini, 12.04.2000 tarihinde mahkemece ihraç kararının iptaline karar verildiğini, bu tarihler arasında kooperatif üyelerinin yararlandığı haklardan yararlanamayan, kesim ve sürütme yapamayan müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 5.000.000.000.TL (5.000-YTL)’nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ile dava açılmıştır. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemenin, davanın 4.114.500.000.-TL üzerinden yasal faiziyle birlikte davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararı Yargıtay 11. HD’nce bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamında özetle “Diğer temyiz itirazlarının yerinde olmadığı belirtilerek, karara esas alınan bilirkişi raporunda 1998-2002 yılları arasında kooperatif tarafından ortaklara ödenen kesme sürütme bedelleri tespit edilip, kesme sürütme işlerinde çalışan ve bu ödemelerin yapıldığı ortak sayılarına +1 ilave yapılmak suretiyle kişi başına düşen miktara göre davacının bu yıllarda elde edebileceği ortalama gelir (kazanç kaybı) hesaplanmış ise de, davalı kooperatifin kesme sürütme işinin 5’er kişilik gruplar halinde yapıldığını belirttiğinden bu husus üzerinde durulmamış olması ve davacının her ekipte çalışmış olduğu sonucunu doğuracak şekilde hesaplama yapılmasının davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağı gözetilmeyerek denetime elverişli olmayan yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilmesinin isabetsiz olduğu, ayrıca dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi belirtilmediğine göre dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin gözönünde bulundurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporuna göre, davacının talebinin dürüstlük ve iyiniyet kurallarına uygun düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, haksız olarak verilen ihraç kararı nedeniyle kooperatif olanaklarından yararlanılamamasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi, reddedilen diğer temyiz itirazları kapsamında kesinleşen hususlara aykırı olarak davanın tümden reddine karar verilmesi de yerinde değildir. Bozma ilamına uyulmakla lehine bozma kararı verilen taraf yararına usuli kazandırılmış hak ve mahkeme yönünden de ilamın gereklerinin yerine getirilmesi zorunluluğu doğar. Ayrıca bozma ilamının kapsamı dışında kalan yönler de kesinleşir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğuna göre, ilamda belirtilen hususları açıklayacak nitelikte yeterli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde kesinleşen yönleri de bertaraf edecek şekilde davanın tümüyle reddine karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 12.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.