Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4946 E. 2009/3894 K. 02.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4946
KARAR NO : 2009/3894
KARAR TARİHİ : 02.06.2009

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı aidat borcunun tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi ve hükmün miktar itibarıyla HUMK’nun 438. maddesi gereğince duruşma sınırının altında kalması nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalı tarafından ödenmeyen toplam 9.213,00-YTL aidat borcu için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin sabit fiyatlı ortak olduğunu, buna rağmen kendisinden istenen aidat ödemesine ilişkin genel kurul kararının iptali istemi ile kooperatife karşı dava açtıklarını, buna göre aidat borcunun olmadığını savunmuş, % 40 kötüniyet tazminatı talep etmiştir. Mahkemece, davacının sabit fiyatla üye olduğuna ilişkin bir genel kurul kararı olmadığı, buna göre aidat ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, asıl alacağın takip tarihinden itibaren % 5 yasal faiziyle tahsiline, alacağın % 40’ı oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı ödenmeyen aidat borcunun tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Kural olarak, kooperatif üyelerinin kesinleşmiş genel kurul kararlarına dayalı olan aidat borcu ile diğer parasal yükümlülüklerini yerine getirmeleri gerekir. Somut olayda, davalı vekilince müvekkilinin davacı kooperatife bir borcunun bulunmadığı, tüm ödemelerin yapıldığı savunulmuş olup, bu amaçla da aidatların belirlendiği genel kurul kararlarına karşı iptal davası açıldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu alacağa ilişkin olarak, ilgili genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesi halinde, ilamın tüm ortaklar için sonuç doğuracağı, bu durumda, davaya konu alacağın varlığı ve miktarının genel kurul iptali davasının sonucuna göre belirleneceği muhakkaktır. Bu itibarla, taraflar arasında görülen genel kurul iptali davasının sonucunun beklenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair nedenlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine 02.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.