YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4948
KARAR NO : 2009/4334
KARAR TARİHİ : 16.06.2009
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında, menfi tespit istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, uzun yıllar kooperatifte müdür olarak çalıştığını, bu dönemde davalının 1/4 paylı ortağı olduğu arsayı 240.000-DM bedel ile kooperatife sattıklarını, davalının payına düşen bedelin bir kısmının peşin verildiğini, kalan 17.300-DM’lik kısmı için bono verildiğini, daha sonra kooperatif üyesi olan arsa sahiplerinin de katıldığı genel kurulda alınan kararla, 31.12.2002 tarihi itibarıyla 1.000-DM’nin 320.000-TL olarak sabitlendiğini, ancak davalının buna rağmen 17.300-DM’nin karşılığının tahsili için icra takibi başlattığını ve 4.232-YTL’yi tahsil ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya bir borcunun bulunmadığının tespiti ile icra takibinin iptalini ve % 40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın yetkisiz yönetim kurulu tarafından açıldığını, davanın süresinde açılmadığını ve davacının iyiniyetli olmadığını savunmuş, % 40 inkâr tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, davacının kooperatif üyesi olduğu, katıldığı genel kurulda alınan karar ile arsa bedelinin belirlenmesinde DM’nin Türk Lirası bedeli ile sabitlendiği, davacının bu genel kurul kararına karşı bir dava açmadığı, buna göre bu kararın davalıyı bağlayacağı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile, icra dosyasında davacının 13.763,00-YTL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, mahkemece, davalının kooperatiften olan alacağının belirlenmesi hususunda yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir. İcra dosyasında 15.067,00-YTL asıl borç ve 7.500,00-YTL işlemiş faiz borcu olarak toplam 22.567,00-YTL talep edilmiş, davacı vekilince dava dilekçesinde 15.067,00-YTL asıl borç miktarı dava konusu olarak gösterilerek, bu meblağa karşılık olarak borçlu bulunulmadığının tespiti istenilmiş, ayrıca dava dilekçesindeki anlatımlara göre de davalıya 4.232,00-YTL ödendiği belirtilmiştir. Daha sonra dosyaya sunulan 19.12.2007 tarihli tavzih dilekçesinde ise asıl borç miktarı olarak 5.536,00-YTL’nin kabul edildiği, bu meblağdan ödendiği belirtilen 4.232,00-YTL çıkarıldıktan sonra, davacı kooperatifin 1.304,00-YTL alacağının kaldığı belirtilmiş, buna göre sonuç olarak davacının 13.763-YTL borçlu olmadığının tespiti istenilmiş, mahkemece bu açıklamalar uyarınca dava bu şekilde kabul edilmiştir. Ancak, mahkemenin bu kararı talebi tam karşılamadığı gibi, takipte hem asıl alacak hem de işlemiş faiz istendiği halde, kurulan hükümde davacının asıl borçtan ve faiz borcundan sorumlu olacağı miktarlar ayrı ayrı açıklanmadığı gibi bu alacağın ne zaman muaccel olduğu, buna göre işlemiş faiz olarak bir alacağının bulunup bulunmadığı da anlaşılamamaktadır. Ayrıca davacı tarafından ödendiği iddia edilen 4.232,00-YTL ödemenin gerçekten ödenip ödenmediği, bunun ne kadarının faiz ve masraflar için ne kadarının anapara borcu için kabul edildiği belirlenmeden, icra dosyası ve kooperatif kayıtları denetlenmeksizin, davacının beyanına itibar edilerek bu miktar paranın ödendiği kabul edilerek ve temerrüt hususu değerlendirilmeden bu miktar anapara borcundan düşülmek suretiyle hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. Hal böyle olunca mahkemece, açıklanan hususlarda ek rapor ya da yeni bir bilirkişi raporu alınarak, icra dosyası kapsamında borcun son durumu belirlenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 16.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.