YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5068
KARAR NO : 2008/4414
KARAR TARİHİ : 16.06.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 179 ada 99 parsel sayılı 2343568,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacılar …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile çekişmeli parselin fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde (99/B) harfi ile gösterilen 48211,16 metrekare yüzölçümündeki bölümün aynı ada son parsel numarası verilerek ölü … adına tesciline, geri kalan bölümlerin ise tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar …, …, … ve Hazine vekil tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde (99/B) harfi ile gösterilen 48211,16 metrekare yüzölçümündeki bölümün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacılardan … …’in ölü olan babası … lehine gerçekleştiği; davacılar …, … ve …’nin adlarına tescilini talep ettikleri çekişmeli taşınmazın geri kalan bölümlerinin ise mera olduğu, zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Keşifte dinlenen tespit bilirkişileri, davacıların adlarına tespitini istedikleri çekişmeli taşınmaz içindeki bölümlerin 25-40 yıldır kullanılan tarım arazisi olduğunu belirtilmiş; mahalli bilirkişiler ifadelerinde, davacı …’ın adına tespitini istediği bölümlerin 80-90 yıldır işlendiği bildirilmiş, ancak diğer davacıların adlarına tespit istedikleri bölümlerin ne kadar süredir işlendiği hususunda mahalli bilirkişilerden ayrıntılı beyan alınmamıştır. Mahkemece yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporunda ise, çekişmeli taşınmazın (99/B) harfi ile gösterilen bölüm dışındaki (99/A, 99/C) harfleri ile gösterilen bölümlerin üzerinde kadimden beri tarımsal faaliyet yapılmadığı, (99/E) harfi ile gösterilen bölümün üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığı, (99/D) harfi ile gösterilen bölümün üzerinde tarımsal bakım işlemi yapılmadığı ve mera vasfında oldukları belirtilmiştir. Mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerin beyanları ile keşfe katılan ziraat bilirkişisinin düzenlediği rapor arasında çelişki vardır. Bu çelişki giderilmeden yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için
./…
2008/5068-4414 SH.
mahkemece çekişmeli taşınmazın başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunamayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ve üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu aracılığı ile yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın dava edilen bölümlerinin geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak, kışlak ve harman yeri gibi kamu orta malı niteliğini taşıyan yerlerden bulunup bulunmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmeli, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, vasfı ile komşu taşınmazlara göre arz ettiği özellikler mukayeseli şekilde ayrıntılı rapor alınmalı, mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları ile keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişisi raporundaki bulgular değerlendirilerek çelişki giderilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.