YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5076
KARAR NO : 2009/3897
KARAR TARİHİ : 02.06.2009
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif pay devri ile üyeliğin tespit ve tescili istemlerine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi ve hükmün miktar itibarıyla HUMK’nun 438. maddesi gereğince duruşma sınırının altında kalması nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı …’dan alacağına karşılık olarak, diğer davalı …’ya ait olan davalı kooperatif nezdindeki üyeliği devraldığını, bu hususta kooperatife yazı gönderildiğini, ancak devir işlemlerinin yapılmadığını ileri sürerek, müvekkilinin üyeliği ile kooperatif hissesinin müvekkili adına tespit ve tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde şimdilik 10.000.00 YTL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı … vekili, hisse devrine ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığını savunmuştur. Davalı … vekili, müvekkilinin eşinin bir borcunun olmadığını ve hissenin … adlı üçüncü kişiye devredildiğini savunmuştur. Davalı kooperatif vekili, husumet itirazında bulunmuş, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, hissenin dava dışı …’a devredildiği, buna göre davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, davacının üyeliği devralmak suretiyle kooperatif üyesi olduğunun tespiti ve tescili, bu mümkün olmadığı takdirde pay karşılığı olarak 10.000,00-YTL’nin tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkeme kararında davacının ikinci istemi hiç değerlendirilmediği gibi, ilk istemin reddine ilişkin gerekçede de isabet bulunmamaktadır. Kooperatif payının üçüncü bir kişiye devredilmiş olması, bu payda hak iddia eden davacının isteminin dinlenemeyeceği sonucunu doğurmaz. Mahkemece, kooperatif payının devrinin bir şekil şartına bağlı olmadığı, devredilmiş payın daha sonra bir başkasına devredilmesinin de mümkün olabileceği gözetilerek, davaya konu payın ilk önce kime devredildiği, bu devrin geçerli olup olmadığı, buna göre hangi pay devrinin geçerli sayılması gerektiğinin belirlenmesi; bu davada verilecek kararın, üyeliği devraldığı belirtilen dava dışı …’ın hukuki durumunu etkileyeceği de gözönüne alınarak davacı tarafa bu kişi hakkında da dava açılması için uygun süre verilmesi, dava açılması halinde açılacak dava ile işbu davanın birleştirilmesi ve ondan sonra tarafların iddia ve savunmaların değerlendirilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi ayrıca, payının devralındığı iddia edilen tarafa karşı da dava açılmış olması nedeniyle, dava sonucunda davaya konu payın davacıya ait olmadığının belirlenmesi halinde bu kez davacının ikinci isteminin değerlendirilmesi ve buna göre karar verilmesi gerektiğinin de düşünülmemiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 02.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.