Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5108 E. 2009/4854 K. 30.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5108
KARAR NO : 2009/4854
KARAR TARİHİ : 30.06.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında kooperatif eski yöneticisinin neden oldukları zararların tazminine ilişkin tazminat davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, eskiden müvekkili kooperatifin yönetim kurulu üyesi olan davalının görevde olduğu dönemde kooperatifi zarara uğrattığını ileri sürerek, 2.570.905.483-TL’nin (2.571,00-YTL’nin) temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalının kooperatifi zarara uğrattığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.108,76-YTL’nin temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, önceki yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalılar aleyhine açılmış sorumluluk davası olup, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollaması ile TTK’nın yöneticiler ile ilgili 341. maddesi uyarınca, böyle bir davanın kooperatif adına açılabilmesi için genel kurulda dava açılması yönünde karar alınması, davanın denetçilerden en azından biri tarafından asaleten ya da vekil aracılığı açılması gerekmektedir. Ancak, açıklanan koşullar dava şartı olmayıp, sonradan da tamamlanabilir. Dolayısıyla, bu yöndeki usuli eksiklik davanın hemen reddini gerektirmez. Bu durumda, mahkemece, HUMK.nun 39 ve 40. madde hükümlerine göre davacı tarafa süre verilerek, davalı hakkında sorumluluk davası açılmasına ya da açılan davaya muvafakat verilmesine ilişkin bir genel kurul kararı ibrazına ve dava tarihinde görevde olan ve halen görevi devam eden ya da davanın geldiği aşamada görevde olan denetçilerinden en az birinin davayı açan vekile vekaletname vermesine olanak tanınması, verilen süre içerisinde bu koşulların yerine getirilmemesi halinde davanın, açıklanan usul eksikliği nedeniyle reddedilmesi gerekirken, re’sen dikkate alınması gereken bu yönler üzerinde durulup, tartışılmaksızın, davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair nedenlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 30.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.