Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5267 E. 2009/4859 K. 30.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5267
KARAR NO : 2009/4859
KARAR TARİHİ : 30.06.2009

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatifin ihyasına ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalı kooperatif üyesi olan, müvekkiline tapu verilmemesine rağmen kooperatifin tasfiye edilmiş olması nedeniyle, açılacak davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi bakımından kooperatifin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif tasfiye kurulu vekili, kendilerinin son yönetim kurulu üyeleri olmadıklarını, tasfiye kuruluna da seçilmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davacıya ait dairenin tapu kaydının halen kooperatif adına kayıtlı olduğu, açılacak bir davada taraf teşkilinin sağlanması için kooperatifin ihyasının gerektiği, buna göre ihya kararı verilmesi için gereken şartların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılardan tasfiye kurulu üyeleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatifin yeniden ihyası istemine ilişkin olup, mahkemece verilen karar tasfiye memuru oldukları gerekçesiyle aleyhlerinde hüküm kurulan gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir. Mahkeme kararının bu kişilere ayrı ayrı ve kendi adlarına tebliği gerekirken, her üç davalının adı yazılmak ve kooperatif adresine bir adet tebligat gönderilmek suretiyle yapılan tebligat usulüne uygun sayılamayacağından, temyiz istemi süresinde kabul edilerek, istemin esasının incelenmesine geçilmiştir. Mahkemece Ticaret Sicili’nden gelen yazıda davalıların tasfiye memuru oldukları belirtilmiş ve buna göre karar verilmiş ise de; davalılar tasfiye memuru olmadıklarını savunmuşlardır. Gerçekten de Ticaret Sicili’nden gelen evraklar arasında, davalıların tasfiye memuru seçildiklerine ilişkin genel kurul tutanağı ya da başka bir belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Aksine, dosyada tasfiye memuru olarak başka kişilerin görevlendirildiğine ilişkin genel kurul tutanakları bulunmaktadır. Bu husus taraf teşkilinin sağlanması için re’sen nazara alınması gerekli hususlardan olduğundan, mahkemece bu savunmanın araştırılması, gelen belgeler arasındaki çelişkinin giderilmesi, bu bağlamda Ticaret Sicili’nden davalıların tasfiye kuruluna seçildiklerine ilişkin genel kurul kararı örneğinin getirtilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 30.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.