Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5270 E. 2009/4862 K. 30.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5270
KARAR NO : 2009/4862
KARAR TARİHİ : 30.06.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif genel kurul kararlarının iptali davası sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili; 08.07.2007 tarihli genel kurulun 7. ve 8. maddelerinde alınan kararların hukuka aykırı ve batıl olduğunu ileri sürerek, bu kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kararların usul ve yasaya uygun olduğunu ve davacının dava açma hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının genel kurula katılmadığı, bu nedenle dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dava dilekçesinde ve davacı vekilinin duruşmadaki beyanında, davaya konu genel kurul kararlarının iptali ile birlikte hükümsüzlüğüne karar verilmesi de istenmiştir. Dava konusu kararlardan 7. maddeye ilişkin olarak, kooperatifin kendi üyelerini kaçak inşaat yapmaya zorladığı ve bunun kanuna açıkça aykırı olduğu iddia edilmiştir. Bu iddianın doğruluğu halinde, bu kararın BK’nın 19 ve 20. maddeleri kapsamında yok hükmünde sayılması gerekecektir. Bu nedenle 7. maddenin iptali için de genel kurula katılıp aleyhte oy kullanılmasına ve muhalefet şerhine de gerek yoktur. Genel kurulun 8. maddesinin iptali istenilen kısmına ilişkin ise, kararda bizzat adı belirtilerek davacı hakkında karar alınmıştır. Buna göre bu karar bakımından da davacının muhalefet şerhi yazdırmasına gerek yoktur. Bu durumda, davaya konu her iki genel kurul kararına karşı açılacak davada, genel kurula katılıp aleyhte oy kullanma ve muhalefet şerhini tutanağa yazdırma şartı aranmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece davanın esasının incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 30.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.