Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5288 E. 2009/5057 K. 07.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5288
KARAR NO : 2009/5057
KARAR TARİHİ : 07.07.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin eski başkanı ve üyesi olduğunu, eksik teslim aldığı inşaatları tamamlamak için işçi ücretlerini kendi cebinden ödediğini, bunların kayıtlarda göründüğünü, tahsili için yapılan icra takibinin itiraz ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının kooperatife zarar verdiğini, kasada para mevcutken kamu borçlarını zamanında ödemediğini, tek imzayla kooperatifi borçlandırdığını, kendi borçlarını ödemediği gibi hesaplaşmaya yanaşmadığını, bu nedenle takibe itiraz ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemenin, davacının davalı kooperatiften alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 2.002,00-YTL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, asıl alacak miktarı üzerinden % 40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve fazlaya ilişkin istemin reddine dair kararı Yargıtay 11. HD’nce bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamında özetle; davalı kooperatifin 22.01.2000 tarihinde yapılan genel kurulunda belirtilen alacaklarının kayıtsız şartsız şekilde kabulünün söz konusu olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davacı tarafından verildiği iddia edilen paraların davalı kooperatifçe nerelerde harcandığı, hangi mal ve hizmetin alımında kullanıldıkları, dayanak belgelerin neler olduğu, bu belgelerin sıhhati yönlerinde bir inceleme yapılmadığı, davacının kontrolünde düzenlenen belge ve kayıtların yalnız başına doğru ve yeterli sayılmasının da mümkün olmadığı belirtilerek mahkemece raporlara yönelik itirazlar da dikkate alınarak, defter ve kayıtların yanı sıra harcama belgeleri üzerinde de inceleme yaptırılarak, gerçekten borç verme durumunun olup olmadığı ve verilen borçların hangi mal ve hizmetin alımında kullanıldıklarının araştırılıp tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine, kabul şekli bakımından da davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu uyarınca, davacının davalı kooperatiften alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazının 2.002,00-YTL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacının eski yöneticisi olduğu kooperatife, ödünç olarak verdiğini ileri sürdüğü paranın iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Yargıtay bozma ilamında, yukarıdaki özette açıklandığı şekilde araştırma yapılması istenildiği halde; hükme esas alınan son bilirkişi raporunda, davaya konu alacak için kooperatifçe gider makbuzu düzenlendiği, bu gider makbuzlarının yasal defterlere kaydedildiği ve yevmiye maddesindeki ödemelerin davacı tarafından yapıldığı belirtilmiş ve mahkemece de bu rapora dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa mahkemenin ilk kararı da bu deliller çerçevesinde kabul edilmiş, ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından yapılan araştırma ve inceleme yetersiz görülerek karar bozulmuştur. Bu itibarla, mahkemece, önceki bozma ilamında belirtildiği üzere, eski yönetici olan davacının kontrolünde düzenlenen defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme ile yetinilmeyip, davacı tarafından ödeme yapıldığı iddia edilen işlerin gerçekten yapılıp yapılmadığı, ödeme yapıldığı dönemlerde, kooperatifin parasal durumunun nasıl olduğu, buna göre ödemelerin neden kooperatif parasıyla değil de davacının kişisel parası ile yapıldığı, kooperatif adına yapılan ödemelerin nasıl yapıldığı, somut olaydaki ödemelerin genel uygulamadan farklı olup olmadığı gibi hususlar araştırılarak, bu suretle bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 07.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.