YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5336
KARAR NO : 2008/4875
KARAR TARİHİ : 04.07.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 879 ada 11 ve 884 ada 30 parsel sayılı 31792,19 metrekare ve 17.457 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 4753 sayılı Yasa uyarınca oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli 879 ada 11 ve 884 ada 30 sayılı parsellerin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı Hazine’nin çekişmeli 879 ada 11 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden; Mahkemece çekişmeli taşınmazın, davalılar dayanağı tapu kaydının kapsamında kaldığı, miktar fazlası yönünden davalı taraf lehine Hazine tapusunun ihdas tarihine kadar zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı iskanen oluşmuş 29.9.1949 tarih 172 numaralı, davalı Hazine ise toprak tevzii çalışmaları sonucu oluşan 02.01.1964 tarih 421 numaralı tapu kaydına dayanmışlardır. Mahkemece tapu kayıtları getirtildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamları belirlenmemiş, iskanen oluşan davacı dayanağı tapu kaydının haritasının bulunup bulunmadığı araştırılmamış, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesine göre kayıt ve belgelerin harita, plan ve krokiye dayanması halinde bu kaydın kapsamı dayanılan harita, plan ve krokiye itibar edilmek suretiyle belirlenir. Kaydın haritası yok veya uygulama imkanı bulunamıyor ise hudutlara değer verilir. Mahkemece tarafların dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının ve varsa haritasının getirilip kadastro paftası ile çakıştırılarak mahalline uygulanmadan karar verilmesi doğru değildir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle dayanılan tapu kayıtları ve varsa haritası ile tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler, belirtmelik tutanak ve haritaları, dağıtım cetvelleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtlarının ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların
gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, uzman ziraat mühendisinden veya mühendisler kurulundan arazinin niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının ve varsa haritasının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, davacı dayanağı tapu kaydının taşınmazın bir bölümünü kapsadığı belirlendiği takdirde kaydın gayri sabit hudutlu olması nedeniyle miktarı ile geçerli olacağı nazara alınıp kayıt miktar fazlası üzerinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde yazılı zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılmalı, iskan haritası, toprak komisyonu haritası, kadastro paftası ölçekleri eşitlenip çakıştırılarak yapılacak uygulama sonunda, davacıya ait tapu kaydı miktar fazlası Hazine’ye ait tapu kaydı kapsamında ise davacı tarafın zilyetliğinin ancak iskan tarihinden sonra başlayabileceği nazara alınarak Hazine tapusu tesisine kadar zilyetlikle iktisap süresinin dolmadığı gözetilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
2-Davalı Hazine’nin 884 ada 30 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacıya ait tapu kaydı kapsamında kaldığı, Hazineye ait tapu kaydının ise taşınmazı kapsadığı ancak tapu tesisinden itibaren geriye doğru davacı lehine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap süresinin gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz Toprak tevzi komisyonunca yapılan çalışmalarda 1854 belirtmelik parseli olarak belirlenmiş, mütegayyip eşhastan kaldığı gerekçesiyle 2.1.1964 tarih 433 sıra sayılı tapu kaydı ile hazine adına tapuya bağlanmıştır. Davalı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı 32.000 metrekare miktarındaki 2.1.1964 tarih 433 sıra sayılı tapu kaydıdır. Davacı tarafın dayanağı 10.03.1965 tarih ve 67 sıra numaralı 15.000 metrekare miktarındaki tapu kaydıdır. Davacı dayanağı tapu kaydı, Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.10.1964 tarih 1963/62 esas 1964/93 karar sayılı, 15.12.1964 kesinleşme tarihli ilamı ile hükmen oluştuğu halde mahkemece tapu dayanağı tescil ilamının krokisi getirtilmemiş , Hazinenin dayanağı olan tapu kaydının kapsamı da tevzi haritalarından yararlanılmak suretiyle saptanmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; Hazine tapusunun dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası ile davacı tapusunun dayanağı tescil ilamının haritası getirtilerek dosya ikmal edilmeli ,bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritaları uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmelidir. Davacı dayanağı tescil ilamında Hazinenin taraf olması nedeniyle, tescil ilamının taraflar arasında kesin hüküm teşkil edip Hazineyi bağlayacağı nazara alınarak tescil krokisi, Hazine’nin tapu kaydının dayanağını oluşturan Toprak Komisyonu haritası ve kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle zemine uygulanarak tapu kayıtlarının kapsamları belirlenmeli, tescil krokisinin uygulama
kabiliyetinin bulunmadığının anlaşılması halinde kaydın sınırlarında okunan “dere ve yol” sınırlarının sabit nitelikte sınır sayılıp, sayılmayacağı araştırılmalı, bu sınırların gayrisabit olmaları halinde kaydın miktarı ile geçerli olacağı düşünülerek kapsamı buna göre belirlenmeli; davacı tapu kaydının kapsamında kalan bölümün davacı adına, tapu kaydı krokisinin ya da miktara göre belirlenecek kapsamının dışında kalan ve Hazine tapusunun kapsamında bulunan bölümün ise, tescil ilamının Hazine tapusunun tesis tarihinden sonra kesinleşmiş olması ve tapulu yerlerin zilyetlik yolu ile edinilmesinin mümkün olmaması nedeniyle Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.