Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5380 E. 2008/5691 K. 26.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5380
KARAR NO : 2008/5691
KARAR TARİHİ : 26.09.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Hazine vekili Avukat … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenin yüzün karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 178 ada 15, 16 ve 17 parsel sayılı 39.022, 32.010 ve 46.319 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. 132 ada 1 parsel sayılı 24.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiştir. Davacı … tarafından … … ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan men’i müdahale davası, Davacılar … ve … tarafından … ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptal ve tescil davası, … … tarafından Hazine ve … Belediye Başkanlığı aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan iki ayrı tescil davası ve davacı … Soydan tarafından Hazine ve Belediye Başkanlığı aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davaları aralarında irtibat bulunması nedeniyle birleştirilmiş ve davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında …, …, …, … …, … … ve … karşılıklı açılan davalara katılmışlardır. Kadastro Mahkemesinde sürdürülen yargılama sırasında 132 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da aktarılan davanın kapsamında olduğu belirlenerek tutanak aslı dosya içine getirtilmiştir. Mahkemece çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 132 ada 1 sayılı parselin tamamı, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda gösterilen 178 ada 15 sayılı parselin (B), 178 ada 17 sayılı parselin (G) harfiyle işaretli bölümleri olmak üzere toplam 59.574 metrekare miktarındaki taşınmazın 24/48 hissesinin …, geriye kalan hisselerinin ise … ve müşterekleri adına, 178 ada 16 sayılı parselin (D) ve (F) harfleriyle işaretli bölümleri dışında kalan kısmı ile 178 ada 17 sayılı parselin (H) harfi ile gösterilen toplam 35.120 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün …, 178 ada 16 sayılı parselin (F) ve 178 ada 17 sayılı parselin (E) harfi ile gösterilen toplam 8.894 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün … … ve müşterekleri, 178 ada 15 sayılı parselin (B) harfiyle gösterilen bölümü hariç geriye kalan 35.502 metrekare yüzölçümündeki bölümünün … … ve müşterekleri, 178 ada 16 sayılı parselin (D) harfi ile gösterilen 1.031 ve 178 ada 17 sayılı parselin (C) harfi ile gösterilen 1.178 metrekare yüzölçümündeki bölümlerinin … Belediye Başkanlığı adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, müdahil …, davacı-davalı … … ve arkadaşları, davalı … … tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Davalı Hazine ile …’in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile davacı-davalı … …’un aşağıda yazılı hususlar dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Temyiz dilekçelerinde, Davacı-davalı … …, çekişmeli 16 ve 17 parsellerin tamamının murisi … …’a ait bulunduğunu, … … ise çekişmeli 15 sayılı parselin tamamının adlarına tescili gerektiğini iddia etmişlerdir. Mahkemece, 178 ada 16 sayılı parselin (D) ve (F) harfleriyle işaretli bölümleri dışında kalan kısmı ile 178 ada 17 sayılı parselin (H) harfi ile gösterilen toplam 35.120 metrekare yüzölçümündeki bölümünün harici satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına, 178 ada 16 sayılı parselin (D) harfi ile gösterilen 1.031 ve 178 ada 17 sayılı parselin (C) harfi ile gösterilen 1.178 metrekare yüzölçümündeki bölümlerinin eski yol yeri olduğundan bahisle … Belediye Başkanlığı adına, 178 ada 16 sayılı parselin (F) ve 178 ada 17 sayılı parselin (E) harfi ile gösterilen toplam 8.894 metrekare yüzölçümündeki bölümlerinin tapu kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve irsen intikal nedeniyle … … ve müşterekleri, 178 ada 15 sayılı parselin (B) harfiyle gösterilen bölümü hariç geriye kalan 35.502 metrekare yüzölçümündeki bölümünün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve irsen intikal nedeniyle … … ve müşterekleri adlarına ve 132 ada 1 sayılı parselin tamamı ile 178 ada 15 sayılı parselin (B), 178 ada 17 sayılı parselin (G) harfiyle işaretli bölümleri olmak üzere toplam 59.574 metrekare miktarındaki taşınmazın tapu kaydı nedeniyle … ve müşterekleri adına tescillerine karar verilmiştir. Davada … … T.evvel 1315 tarih 23 sıra numaralı tapu kaydından gelen tapu kayıtlarına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, … T.sani 1318 tarih 2 sıra numaralı tapu kaydından gelen tapu kayıtlarına, … kadastro tesbitinden önce davacı …’dan yaklaşık 30 dönüm tarlayı harici senetle satın aldığı iddiasına, … … ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve çekişmeli 15 sayılı parselin murisi …’dan irsen intikal suretiyle kendisi ve müştereklerine ait bulunduğu iddiasına dayanmaktadır. … … ve …’ın dayanağı tapu kayıtları, … … ve … arasında tanzim edilen 12.01.1970 tarihli harici satış senedi, dosya içinde mevcut bulunan 1/2500 ölçekli DSİ kamulaştırma haritası ile yapılan keşiflerde alınan tüm beyanlardan, eskiden taşınmazlar içinden geçtiği halde sonradan kaybolan yolun, … … ve … taşınmazlarının müşterek sınırı olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki yargılama aşamasında, taraflar arasında müşterek sınırı oluşturan bu yolun yeri kesin olarak saptanamadığı gibi hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda gösterilen yolun, bu rapora esas keşifte alınan beyanlarla da irtibatı bulunmamaktadır. Dinlenen tüm yerel bilirkişi ve tanıklar çekişmeli 117 ada 15 sayılı parselin bilindiğinden beri … … ve mirasçıları olan … … ve müştereklerinin kullanımında olduğunu bildirmişlerdir. Mahkemece, …’ın tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığı kabul edilen ve fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen bölüme ilişkin olarak …’ın tutunduğu tapu kaydının zilyetler lehine hukuki kıymetini kaybedip kaybetmediği üzerinde durulmamıştır.
Davacı …’un, kadastro tesbitinden önce 1970 yılında, sahibi olduğu taşınmazların 30 dekar yüzölçümündeki bölümünü davacı …’a sattığı ve bu taşınmaz bölümünün satış tarihinden itibaren …’ın zilyetliğinde bulunduğu 12.01.1970 tarihli harici senet ile, yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Davacı …, 08.12.1970 tarihli dava dilekçesinde “yaklaşık 30 dönüm” taşınmazın adına tescilini talep etmiş ise de tutunduğu 12.01.1970 tarihli harici senette … …’dan satın aldığı taşınmazın “30 dekar” miktarında olduğu yazılıdır. Mahkemece, davacı …’ın tutunduğu senette yazılı olan miktarın kendisini bağlayacağı ve satış tarihi ile kadastro tesbit günü arasında 20 yılı aşkın sürenin de geçmediği hususları dikkate alınmamıştır. Eksik inceleme ve araştırmayla karar verilemez. Doğru sonuca ulaşabilmek için, mahallinde uzman fen bilirkişisi ve daha önce dinlenmemiş, yöreyi iyi bilen, yaşlı, tarafsız üç yerel bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişilerden, … … ve … taşınmazları arasında müşterek sınırı oluşturan ancak sonradan kaybolan “eski yol”un yeri hususunda ayrıntılı bilgi alınmalı, yolun tesbiti hususunda memleket haritaları ile dosyada mevcut DSİ kamulaştırma haritasından yararlanılmalı, sözkonusu yolun güzergahı hususunda taraflarca tanık gösterilmesi halinde bu tanıklar da yapılacak keşifte dinlenmeli, yolun yerinin kesin olarak saptanması halinde bu yolun doğusunun …’ın tutunduğu tapu kapsamında kalacağı, batısının ise … … taşınmazı olduğu hususu dikkate alınmalı, … … tarafından …’a satılan taşınmazın yüzölçümünün taraflar arasında tanzim edilen harici senette 30 dekar olarak yazılı bulunduğu ve satış tarihi ile kadastro tesbit günü arasında 20 yıldan fazla süre bulunmaması nedeniyle …’ın senette yazılı miktardan fazlasını talep edemeyeceği göz önünde bulundurulmalı, çekişmeli taşınmazların hangi taşınmaz bölümleri üzerinde, kimin ne surette ve ne zamandan beri zilyet olduğu, zilyetliğin kimden kime nasıl intikal ettiği hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınarak zilyetlik sınırları kesin olarak saptanmalı, 117 ada 15 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin olarak …’ın tutunduğu tapu kaydının … … ve müşterekleri yönünden hukuki değerini kaybedip kaybetmediği değerlendirilmeli, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacı … … ile davalı … …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.