YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5418
KARAR NO : 2009/632
KARAR TARİHİ : 12.02.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kararda yazılı gerekçelere göre hükmü temyiz eden Hazine’nin diğer temyiz itirazlarının yerinde olmadığı belirtilerek; dava konusu olan 60 parsel sayılı taşınmaz hakkında bir karar verilmemiş olması ve 65 parsel sayılı taşınmaz hakkında infazda tereddüt oluşturur şekilde hüküm verilmiş olmasının ayrıca … ile … … yönünden belgesiz zilyetlikle edinme sınırının aşılmış olmasının isabetsizliğine” değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, 60 sayılı parsel yönünden Hazinenin davasının reddi ile bu taşınmazın … … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline; 65 sayılı parselin teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokide (A) ve (B) harfleri ile işaretli bölümleri çıktıktan sonra geri kalan bölümün 65 parsel numarası ile 5870,20 m2 olarak … mirasçıları adına tespit ve tesciline, (65 A) olarak gösterilen ve üzerinden karayolu geçen 2581,10 m2 bölümü ile (65 B) olarak gösterilen ve üzerinden karayolu geçen 1268,70 m2 yüzölçümündeki bölümlerin haritasında karayolu olarak gösterilmesine; fen bilirkişileri … … ve H…. …’in 23.09.2007 tarihli ek rapor ve krokisinde (53 C) ile gösterilen 7388 m2’lik kısım çıkartılarak toplamdan 99874,73 m2 … adına, … …’nun ise (54 K) 2876,58 m2, (54 L) 3241,96 m2, (66 M) 2931,18 m2 ve (66 N) 3394,56 m2’lik kısımlar çıkartılarak toplamda 99944,83 m2 olarak … … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, müdahil davacıların taleplerinin tespitten sonraki döneme ait haklardan kaynaklandığı anlaşılmakla mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde müdahiller yönünden dosyanın görevli ve yetkili Silifke Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davacı … yönünden önceki kararın Yargıtay’ca onanmış olması nedeniyle, hüküm kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm Hazine vekili ile … vekili ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Temyize konu olan 91, 95 ve 129 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan temyiz incelemesi sonunda: 91 ve 129 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine ilişkin mahkemenin 09.04.2004 tarihli kararı, … vekili tarafından temyiz edilmeksizin ve davacı Hazine’nin tüm temyiz itirazları reddedilmek suretiyle; 95 parsel sayılı
taşınmazın tespit gibi … adına tescil kararı da davacı Hazinenin tüm temyiz itirazları reddedilmek suretiyle kesinleşmiştir. 91, 95 ve 129 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki mahkemenin 09.04.2004 tarihli önceki kararı kesinleşmiş olup son hükümle aleyhlerine yeni bir durum yaratılmadığından hükmü temyizde hukuki yararları bulunmayan davacı … vekili ile A…. vekilinin temyiz inceleme istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE;
2- Hükme ve temyize konu olan 60 ve 65 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan inceleme sonunda; dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hükmün verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı Hazinenin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan 60 ve 65 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükmün ONANMASINA;
3- Hükme ve temyize konu olan 53, 54 ve 66 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan temyiz incelemesi sonunda:
a) Mahkemenin 09.04.2004 tarihli önceki kararı ile davalılar … … ve … adlarına tescillerine karar verilen ve mahkemenin temyize konu 25.01.2008 tarihli kararı ile haklarında yeniden hüküm kurulmamış olan belgesizden edinme sınırının hesaplanmasında gözetilecek diğer parseller hakkındaki 09.04.2004 tarihli önceki kararın kesinleştiğinin kabulü zorunlu bulunduğundan bu taşınmazlar yönünden yeniden tescil hükmü kurulmamış olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
b) Ancak; davalı … … ve davalı … adına belgesizden tespit edilen taşınmazlar gözetilerek, uzman bilirkişilerin ek rapor ve krokisinde hükme ve temyize konu olan 53, 54 ve 66 parsel sayılı taşınmazların belgesizden edinme sınırı içinde kaldığı hesaplanan bölümlerinin ilgili davalısı adına, edinilebilecek miktarın fazlası olan bölümlerinin ise davacı Hazine adına tesciline karar vermek gerekirken, yazılı olduğu gibi çekişmeli bu taşınmazların sadece belgesizden edinme sınırını aştığı hesaplanan bölümleri ile toplam belgesiz miktarlarını belirtir ve böylece infazı olanaksız şekilde tescil hükmü kurulmasında isabet bulunmamaktadır. 09.04.2004 tarihli önceki karar, 25.01.2008 tarihli temyiz incelemesine konu kararın eki olmadığı gibi yukarıda özetlenen Yargıtay bozma ilamıyla da bozmaya konu önceki hüküm ortadan kalkmıştır. Hal böyle olunca; mahkemece çekişmeli 53, 54 ve 66 parsel sayılı taşınmazların kabul ve reddine karar verilen tüm bölümleri yönünden açık ve hükmün infazında tereddüt oluşturmayacak şekilde tescil hükmü kurulması gerekir. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile bu taşınmazlarla ilgili hükmün BOZULMASINA, 12.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.