Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/546 E. 2008/402 K. 25.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/546
KARAR NO : 2008/402
KARAR TARİHİ : 25.01.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 228 ada 26 parsel sayılı 1.226 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve taksim yapılmadığı iddiasına dayanarak taşınmazın muris İbrahim Arayıcı mirasçıları adına payları oranında tescili, içindeki havuzun ise kendisine ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesi için dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarafların murisi İbrahim’e ait olduğu İbrahim’in sağlığında davalıya hibe ettiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde davacı taşınmazın babaları İbrahim’den kaldığı ve taksim yapılmadığını belirterek tüm mirasçılar adına tescili ile üzerindeki havuzun kendisine ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesini istemiş, temyiz dilekçesinde ise taksimen kendisine kaldığını belirterek, keşifte taksim konusunun yeterince araştırılmadığını, taşınmazın kimin zilyetliğinde olduğunun ve üzerindeki havuzun kim tarafından yapıldığının ve fidanların kimin tarafından dikildiğinin yeterince irdelenmediğini belirtmiştir. Davacının talebi dava dilekçesinden anlaşılamadığı gibi yargılama aşamasında da açıklığa kavuşturulmamıştır. Davalı tarafa da usule uygun dava dilekçesi tebliğ edilmemiş, davadan haberdar edilmemiştir. Yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin taşınmazın öncesinin tarafların ortak murisi İbrahim’e ait olduğunu belirtir sözlerinden başkaca beyanları alınmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı tarafa usulünce davetiye tebliğ edilerek duruşmalara katılımı sağlanmalı, davacıya uyuşmazlığın ne olduğu, taksime mi, taksim yapılmadığı iddiasına mı dayandığı, talebinin ne olduğu açıklattırılmalı, taraflardan tanık göstermeleri istenilip taşınmazın başında yapılacak keşifte mahalli bilirkişiler tanıklar ve tespit bilirkişilerinden taşınmazın kime ait olduğu, ortak muris İbrahim’in terekesinin taksim edilip edilmediği, zilyetliğin kimde olduğu, hibe gereğince taşınmazın davalının tasarrufuna geçip geçmediği, taşınmaz üzerindeki havuzun kim tarafından hangi tarihte yapıldığı, fidanların kim tarafından dikildiği hususunda ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Uzman ziraatçı bilirkişi keşfe götürülerek taşınmaz üzerindeki ağaçların yaşları ve nitelikleri ile ilgili ayrıntılı rapor alındıktan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.1.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.