Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5472 E. 2009/5390 K. 15.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5472
KARAR NO : 2009/5390
KARAR TARİHİ : 15.09.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, sona eren üyelik sırasında kooperatife ödenen aidat bedellerinin iadesi istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesiyken ihraç edildiğini, ödemelerinin iadesini istediği halde genel kurulun üç yıl içinde ödeme kararı alması nedeniyle müvekkiline ödeme yapılmadığını ve yapılacak ödemenin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmeyeceğini ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 7.706,81-YTL’nin temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıya yapılacak ödemenin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşüreceğini, bu nedenle genel kurulda erteleme kararı alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemenin, ayrılan ve çıkarılan 10 üyeye ödeme yapılması halinde kooperatifin varlığının tehlikeye düşeceği, erteleme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararı Yargıtay 11. HD’nce bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamında özetle; davacının 06.08.2002 tarihinde ihraç edildiği, davacının üyelikten çıktığı tarihten önce 20.01.2001 tarihli genel kurulda alınan erteleme kararının davacıya uygulanamayacağı, davacının alacağının belirlenmesinin gerektiğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, yapılan yargılama sonunda, dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ile giderler dikkate alındığında davacının 1.585,55-YTL alacağının kaldığı belirtilerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir
Dava kooperatif üyeliğinden ihraç edilen davacının, ödediği aidat bedellerinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, dava açıldıktan sonra davalının yaptığı ödemeler de alacaktan düşülerek hüküm kurulmuştur. Kural olarak davanın açıldığı tarihteki durum ve koşullara göre değerlendirme yapılması gerekir. Bu bağlamda, temerrüt faizi, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti de davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmelidir. Zira yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava tarihindeki haklılık durumuna göre hüküm altına alınması gerekir. Buna göre mahkemece dava açılması ile temerrüt oluştuğundan, davadan sonra yapılan ödemeler dikkate alınmaksızın hüküm kurulması, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de buna göre belirlenmesi ve dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz sırasında dikkate alınmasına şeklinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine,15.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.