YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5485
KARAR NO : 2008/6161
KARAR TARİHİ : 14.10.2008
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı tazminat istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, müvekkilinin üyelikten haksız olarak ihraç edilerek kira gelirinden mahrum bırakıldığını, diğer yandan peşin üye oldukları gerekçesiyle bir kısım üyelerden aidat alınmayıp kendilerinden fazla aidat alındığını ve müvekkilinin aidat bedeline mahsuben verdikten sonra iadesini istediği aracının uzun süre kullanılmasından sonra müvekkiline verildiğini, bu nedenlerle müvekkilinin zarara uğratıldığını ve toplam maddi zararının 90.971 YTL olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 2.000 YTL maddi ve 10.000 YTL manevi tazminatın yasal faizleriyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu talepler ile olaylar arasında irtibat bulunmadığını ve bu taleplerin esasen yöneticilerden istenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının dairelerinin geç teslimi nedeniyle toplam 4.782,36 YTL ve fazladan yatırdığı aidat nedeniyle 911,20 YTL alacaklı olduğu gerekçeleriyle, maddi tazminat isteminin kabulüne, 2.000 YTL dava tarihinden yasal faiziyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde olmayan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının yaptığı ödemelerin hesaplama biçimi ve hesaplamaya esas alınan dava tarihi doğru değildir Tazminat dava tarihine göre belirlenmiş ve dava tarihi olarak 25.09.2005 tarihi kabul edilmiştir. Oysa dava 29.04.2005 tarihinde açılmıştır. Bu nedenle, davacının fazla ödediği ileri sürülen kısma ilişkin hesaplamanın denetlenebilmesi için, bu hususta yeni bir rapor alınarak, davalının ödemelerinin gerçek dava tarihi olan 29.04.2005 tarihine göre belirlenip belirlenmediğinin açıklığa kavuşturulması gereklidir. Diğer yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında kooperatif defter ve kayıtlarına göre değil, daha önce başka davalarda alınan bilirkişi raporlarına göre rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, davacının fazla ödeme iddialarının, kooperatif defter ve kayıtları incelenmek suretiyle ve doğru dava tarihine göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması
./..
2008/5485-6161 Sh:2
doğru olmadığından, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden tarafa iadesine, 14.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.