Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5537 E. 2008/4829 K. 03.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5537
KARAR NO : 2008/4829
KARAR TARİHİ : 03.07.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 137 ada 14 parsel sayılı 383,10 metrekare yüzölçümünde iki katlı kargir ev ve bahçe niteliğindeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içerisinde çekişmeli taşınmazın 1/2 payının adına tescili gerektiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline, bu parsel üzerindeki iki katlı kargir evin uzman bilirkişiler raporlarında “A” harfi ile gösterilen kısmının davacı …’na ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, çekişmeli taşınmazın 1/2 payının kendisine, 1/2 payının davalı kayınatasına ait olduğu iddiası ile dava açmış; mahkemece, davacı lehine muhdesat şerhi verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm sadece davalı tarafından temyiz edilmiştir. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarına göre; çekişmeli taşınmazın davalı …’e ait olduğu, üzerinde bulunan evin ise 1965-1970 yılları arasında davalı ile oğlu …tarafından yapıldığı ve o tarihten beri evin bazı bölümlerinin davalı tarafından, bazı bölümlerinin ise…in mirasçıları olan davacı ile müşterek çocukları tarafından kullanıldığı anlaşılmakla, davalının diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan evin hangi bölümlerinin davacı, hangi bölümlerinin davalı ve çocukları tarafından kullanıldığı hususunda dosyaya sunulan uzman bilirkişi raporları arasında uyumsuzluk olduğu gibi, dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri de bu uyumsuzluğu gidermeye yeterli olmadığı halde, çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan evin kullanım şekli tam olarak açıklığa kavuşturulmadan hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; mahallinde yeniden keşif yapılarak, verilecek muhdesat şerhi yönünden, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan evin hangi katının hangi bölümlerinin davacı, hangi katının hangi bölümlerinin davalı tarafından kullanımında olduğu keşfe katılacak bilirkişi ve tanıklardan sorulup saptanmalı, uzman fen ve inşaat bilirkişilerinden birbirleri ile uyumlu ve hüküm için yeterli raporlar alınmalıdır. Bundan sonra, tüm deliller gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hüküm BOZULMASINA, 03.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.