YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5717
KARAR NO : 2009/6224
KARAR TARİHİ : 06.10.2009
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davada taraf olmayan eşinin maliki olduğu 345 metrekarelik arsanın % 1’lik kısmını tapu kaydı ile satın aldığını, bununla birlikte eşinin kooperatif üyeliğini müvekkiline devrettiğini, bunun kooperatifçe önce kabul edildiğini, ancak bir yıl sonra 02.06.2006 tarihli yönetim kurulu kararı ile üyeliğe kabul işleminin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle müvekkilinin üyelikten çıkarıldığını ileri sürerek, anılan yönetim kurulu kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, her üyenin bir paya sahip olabileceğini, davacının eşinin arsa payının 1 metrekarelik kısmını tapuda devralıp üye olmak istediğini, daha önce yanlışlıkla üye kabul edildiğini, bu nedenle bu kararın iptal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının eşinin bir üyelik payına karşılık gelen 345 metrekarelik taşınmazın 1 metrekaresini devralarak üyelik payının bölünmek istendiği, bunun mümkün olmadığı ve alınan yanlış bir kararın her zaman iptalinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacının kooperatif üyelik payını bölmek suretiyle kooperatif üyesi olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak somut olayda davacının kooperatif üyesi olan eşinin taşınmazının 3,45 metrekarelik kısmını tapuda devralmak suretiyle kooperatif üyesi olması söz konusu ise de davacının eşinden kooperatif payının tamamını devraldığı, devirden sonra önceki üye eşin kooperatif üyeliğinin sona erdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, kooperatif hissesinin bölünmesi söz konusu olamayacağından mahkemece, davacının üyelik payının tamamını devraldığı gözetilerek, davacının diğer üyelik şartlarını taşıyıp taşımadığının, başka bir ifade ile ana sözleşme hükümlerine göre üyelik şartlarının ve kooperatifteki genel uygulamanın ne şekilde olduğunun araştırılması ve davacının durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 06.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.