Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5732 E. 2009/6533 K. 13.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5732
KARAR NO : 2009/6533
KARAR TARİHİ : 13.10.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil ile tahliye istemlerine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalı kooperatife 1999 yılında üye olan müvvekkiline tahsis edilmiş olan dairenin, daha sonra davalı … adına tescil edildiğini, bu kişinin de kayden davalı …’a devrettiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif davaya cevap vermemiştir. Davalı …, 2005 yılında dava konusu dairenin üyelik hakkını dava dışı …’dan devraldığını, daha sonra davalı …’a sattığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davaya konu dairenin davacı adına tahsisli olduğu, davalılar veya devraldıklarını iddia ettikleri … adına tahsis edildiğine dair bir kaydın bulunmadığı, davalı … …ya yapılan satışın da muvazaalı olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kooperatif payının ilk sahibi ve 1992 yılından beri kooperatif üyesi olduğu davalılarca iddia edilen …’nun üyeliğinin gerçekten bu daireye ilişkin olup olmadığı ve bu payın ne zaman ve kime devredildiği hususundadır. Diğer yandan, bu davada verilecek karar, dava dışı …’nun hukukunu da etkileyecektir. Zira davaya konu taşınmazın tapusunun iptali halinde davalıların bu kişiden talepte bulunması söz konusu olacaktır. Bu durumda, mahkemece söz konusu dairenin tahsis edildiği ilk şahıs olduğu savunulan …’ya karşı dava açılması için davacıya süre verilmesi, dava açılması halinde davaların birleştirilmesi, iddia ve savunmanın bu çerçevede değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine,13.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.