Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5746 E. 2009/6542 K. 13.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5746
KARAR NO : 2009/6542
KARAR TARİHİ : 13.10.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif eski yöneticisinin neden oldukları zararların tazminine ilişkin tazminat davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yöneticisi olan davalının projeye aykırı inşaat yapılmasına neden olduğunu, bu suretle kooperatifi zarara uğrattığını ileri sürerek, şimdilik 20.000,00-YTL’nin temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, verilen kesin süreye rağmen davacı kooperatif vekilince TTK’nun 341. maddesi kapsamında sorumluluk davası açılması hususunda genel kuruldan karar alınarak sunulmadığı, buna göre ön şartın yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, eski kooperatif yöneticisinin projeye aykırı inşaat yaptırması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin sorumluluk davası olup, mahkemece verilen kesin sürede TTK’nun 341. maddesi gereğince kooperatif genel kurulunda davalı hakkında dava açılması hususunda alınmış kararın mahkemeye sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece verilen kesin süre makul bir süre değildir. Zira, davalı yöneticinin kooperatif kayıt ve defterlerini teslim etmediğinin savunulmuş olmasına, kooperatif genel kurulu toplantısının yılın ilk altı ayı içinde toplanmasının mümkün bulunmasına ve olağanüstü genel kurul toplantısının belli bir süreç almasına göre, 12.12.2007 tarihli celsede, 27.02.2008 tarihli celseye kadar verilen kesin süre yeterli bir süre değildir. Esasen verilen bu süre, alınmış bir kararın sunulması için değil, kooperatifin genel kurulunun toplanması ve davaya izin verilmesinin sağlanması içindir. Bu nedenle verilecek süre ile kooperatif genel kurulun toplanmasına imkan sağlanması gereklidir. Ayrıca diğer usulî eksikliğe ilişkin olarak, denetçiler tarafından verilen vekaletname dosyaya sunulmuştur. Bu durumda, mahkemece, HUMK’nın 39 ve 40. maddeleri gereğince usulî eksikliğin giderilmesi amacıyla kooperatif genel kurul kararı alınması için makul bir süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 13.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.