YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5769
KARAR NO : 2009/7074
KARAR TARİHİ : 27.10.2009
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı tazminat istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin devralma suretiyle davalı kooperatifin üyesi olduğunu, müvekkiline tahsisli dairenin zamanında teslim edilmediğini ve geç teslim nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 5.250,00-YTL ecrimisil alacağının temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının dairesini yükleniciden aldığını, dairelerin yüklenici tarafından eksik teslim edildiğini, genel kurul kararı ile eksikliklerin üyeler tarafından tamamlanmasına karar verildiğini ve bu nedenle kira bedeli istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının üyeliğine mahkeme kararı ile karar verildiği, dairesini kullanmasına izin verilmemesi nedeniyle ecrimisil talebinin haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.195,41-YTL’nin temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Dava, davacının dairesinin geç teslim edilmesi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesine göre, kooperatif üyeleri hak ve borçlar bakımından eşit statüye sahip olduklarından, böyle bir talepte bulunulabilmesi için, kira bedeli istenilen tarihler itibarıyla davacının dairesinin kendisine teslim edilme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bunun için ise, davacının ve üyeliği devraldığı önceki üyenin kooperatife bir borcunun bulunmaması ve ayrıca kooperatifin genel olarak üyelerine dairelerini teslim etmiş olması gerekmektedir. Mahkemece bu hususlar araştırılmadığı gibi, davalı kooperatif tarafından genel kurul kararı doğrultusunda eksikliklerin üyelerce tamamlanması kararı verildiği ve buna göre eksikliklerin tamamlandığı savunmasının doğru olup olmadığı da araştırılmamıştır. Mahkemece görüşüne başvurulan ilk bilirkişinin raporunda davalının savunmalarına ilişkin delil sunulmadığı ve 45 daireden 17’sinde henüz oturulduğu hususlarına değinilmiş ise de, kararda bu hususlar da değerlendirilmemiştir. Bu durumda, mahkemece uzman bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak, kooperatif kayıtları ve binaların durumlarının incelenmesi, davacının ve üyeliği devraldığı önceki üyenin borç durumları ve eşitlik ilkesine göre diğer üyelere daire tesliminin ne zaman ve hangi şartlarda yapıldığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine,27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.