Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5781 E. 2008/4970 K. 08.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5781
KARAR NO : 2008/4970
KARAR TARİHİ : 08.07.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 84, 130 ve 103 ada 17 parsel sayılı 2007.55, 4654.54 ve 4371.49 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar zilyetliğin terki ve ham toprak niteliği nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parsellerin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların 8-10 yıldır kullanılmadığı, 8-10 yıl kullanmamanın zilyetliğin iradi olarak terki için yeterli olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, Taşınmazların son yıllarda kullanılmamasının nedeninin iradi terkten mi yoksa zorunluluktan mı kaynaklandığı hususu yeterince araştırılmamış, davacı tarafa taşınmazların kullanılmaması ile ilgili tanık dinletme imkanı sağlanmamış, tespit bilirkişilerinin tamamı ile komşu parsellerin zilyetleri dinlenilmemiştir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, mahallinde; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tarafların bildirdiği ve bildireceği tüm tanıklar, tespit bilirkişilerinin tamamı ve komşu parsellerin zilyetleri ile keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve komşu parsellerin zilyetlerinden; taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanılmıyorsa ne zamandan beri kullanılmadığı, kullanılmamanın iradi terk’ten mi yoksa zorunluluktan mı kaynaklandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 8.7.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.