Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5848 E. 2009/3715 K. 28.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5848
KARAR NO : 2009/3715
KARAR TARİHİ : 28.05.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 73 ada 22, 23, 24, 74 ada 4 ve 5 parsel sayılı 13195 m2, 12960 m2, 14180 m2, 63600 m2 ve 57480 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı ve ifraz nedeniyle davalı … adına tescil edilmiştir. … terekesi temsilcisi davacı …, tapu kaydı ve mahkeme ilamına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 1937 yılı kadastrosuyla 1/2 payı davacı adına kayıtlı 73 ada 22, 23 ve 24 sayılı parseller, 74 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazla 1980 yılı tapulamasıyla mükerrer kayıtla 589, 590, 655 ve 656 sayılı parsel olarak Ziraat Bankası adına yapılan mükerrer kaydın iptali ile davacı adına tesciline şeklinde karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların 1937 yılında yapılan kadastro sonucu oluşan tapular ile davacılar adına kayıtlı iken 1980 yılındaki tapulama faaliyetiyle 2. kez Ziraat Bankası adına mükerrer kayıt yapıldığı, davalı …’nın bu parsellerle ilgisi olmadığı mükerrer kaydın iptali gerektiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dosya kapsamından dava konusu taşınmazların ilk kez 2613 sayılı Yasaya göre kadastrosunun yapıldığı, tespitleri 26.10.1937 tarihinde kesinleştikten sonra intikallerle 04.09.1940 ve 24.09.1941 tarihinde taşınmazların mülkiyetinin Ziraat Bankasına geçmiş olduğu; daha sonra aynı yerde 1978 yılında 2.kez Tapulama Yasasına göre tapulama faaliyetlerinde bulunulduğu ve bu kez dava konusu taşınmazların davacıların murisi … ve davada taraf olmayan diğer paydaşı …. adına 589, 590, 655 ve 656 parsel sayılı taşınmazlar olarak tespit edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. 2. kez yapılan tapulama işlemleri Tapulama Mahkemesinin kararlarıyla, Tapulama Kanunu’nun 46/2.maddesi uyarınca bütün sonuçlarıyla birlikte hükümsüz sayılmıştır. Öte yandan davacıların dayanağı olan tapu kaydı, 1937 yılındaki kadastronun kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra 3402 sayılı Yasa’nın 12/4.maddesi gereği de işleme tabi kayıt niteliğini kaybetmiştir. Bütün bunlar gözönüne alındığında davacılar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3.maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın hak düşürücü süresin geçmesinden dolayı reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.