YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5882
KARAR NO : 2009/1743
KARAR TARİHİ : 19.03.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 164, 166, 167, 168 ve 171 parsel sayılı 4.810.750, 501.750, 1.085500, 329750 ve 18000 metrekare yüzölçümlerindeki taşınmazlardan 164, 166, 167 ve 168 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle davalı … mirasçıları ve arkadaşları adına tesbit edilmiş, 171 nolu parsel ise harman yeri olması nedeniyle köy orta malı olarak sınırlandırılmıştır. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı … İdaresi tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 164, 166, 167 ve 168 nolu parsellerin komisyon kararı gibi davalı … ve arkadaşları adına tesciline, 171 nolu parselin harman yeri vasfı ile köy orta malı olarak özel siciline tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı … İdaresinin dayandığı tapu kayıtlarının Elbeğendi Köyünde toplam 20.825.226 m2 yüzölçümündeki taşınmazlara uygulandığı, Ekim 1945 tarih 16 sıra nolu tesis tapu kaydının ise 17000000 m2 olduğu, Mayıs 1972 tarih 10 sıra nolu tapu kaydının miktarının ise 774000 m2 olduğu dikkate alındığında 6000000 m2 fazla yere revizyon gördüğü, tesis tapu kaydındaki “… ve … istikametinden çaya kadar olan” sınır ibaresi düşünüldüğünde “…” elle yapılmış yığma taşlar olduğu, çayın hangi çay olduğu belirtilmediğinden davacı tapusunun gayri sabit sınırlı olduğu ve miktarlarına itibar etmek gerektiği davacı … İdaresinin tapu kaydının dava konusu parselleri kapsamadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı … İdaresi dava dilekçesinde Ekim 1945 tarih 15 ve 16 sıra nolu ve 29.5.1972 tarih 10 sıra nolu tapu kayıtlarına dayandığını belirttiği halde Ekim 1945 tarih 15 sıra nolu tapu kaydı getirtilmemiş, Ekim 1945 tarih 16 sıra nolu tesis tapu kaydının miktarı 17 km2 olduğu 1951 yılında yörede yapılan 4753 ve 5618 sayılı Yasalara göre yapılan toprak tevzii çalışmaları sonucu bir kısmı kamulaştırılarak 6.6.1952 tarih 83 ila 163 ve 28.6.1952 tarih 224 ve 229 sıra sayılı tapulara gittiği, geri kalan Vakıflar İdaresi uhdesindeki kısmın Mayıs 1972 taih 10 sıra numarası ile 774000 metrekare yüzölçümü ile kayıt edildiği, daha sonra Nisan 1974 tarih 8 sıra sayılı Viranşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.6.1973 tarih 1972/161 esas ve 1973/105 karar sayılı ilamına dayanılarak miktarı 584 Hektar olarak tashihen tescil edilmiş olduğu halde 1972/161 esas, 1973/105 sayılı ilamın dosyası da getirtilmemiştir. O halde, davacı … İdaresinin dava dilekçesinde belirtildiği Ekim 945 tarih 15 sıra nolu tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa harita ve krokisi ile birlikte getirtilerek Vakıflar İdaresi adına kayıtlı olup olmadığı ve davacı … İdaresinin bu tapu kaydına da dayanıp dayanmadığı sorulup açıklattırılmalıdır. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen ilamına ait dava dosyası getirtilmeli, davalıların burada taraf olup olmadığı araştırılmalıdır. Davacı … İdaresinin dayandığı Ekim 1945 tarih 16 sıra sayılı tapu kaydı ve tedavüllerinin harita ve krokisi bulunduğuna göre 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın ve 743 sayılı Medeni Kanun’un 645 ve 4721 sayılı Medeni Kanun’un 719.maddeleri gereği harita ve krokisi bulunan kayıt ve belgelerin kapsamının harita ve krokiye göre belirlenmesi gerekir. Öte yandan davalı şahısların tutunduğu tesbite dayanak teşkil eden tesis tarihi T.evvel 309 tarih 38 sıra sayılı tapu kaydı ve tedavüllerinin 157 ila 161, 163 ila 168 sayılı parsellerin tamamına revizyon gördüğü anlaşıldığından tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parselleri birlikte gösterir birleşik kroki ve dava dışı parsellerin tesbit tutanak örnekleri ile kesinleşmiş iseler tescil kayıtlarının ve bunlara komşu parsellerin onaylı kadastro tesbit tutanak örnekleri ile varsa dayanak kayıt ve belgeleri tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, bu komşu parsellerin kadastro tesbit tutanaklarının kesinleşip kesinleşmedikleri de araştırılıp kesinleşmiş ise tescil kayıtları, hükmen tescil edilmiş iseler tescile esas alınan ilamlar getirtilmeli, bundan sonra mahallinde davanın sonucunda yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı, tarafsız, komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişiler ve tarafların gösterdiği aynı yöntemle seçilen tanıklar marifetiyle refakate harita ve fen bilirkişiler de alınarak yeniden keşif yapılıp davacı … İdaresinin dayandığı tapu kayıtlarının tesis sınırları ile kamulaştırma sonucu geri kalan tapunun kapsadığı kısımlar ve davalı şahısların dayandığı tesbite esas alınan tapu kayıtlarının kapsam ve sınırları, tapu kayıtlarının harita ve krokileri de uygulanarak kesin olarak saptanmalı, harita ve fen bilirkişilerine keşfi izleme olanağı veren rapor ve kroki düzenlettirilmeli, taraf tapularının aynı yerleri kapsaması halinde doğru temele dayanan eski tarihli tapu kaydına değer verilmesi gerektiği kuralıda göz önüne alınarak toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.