YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5911
KARAR NO : 2008/5226
KARAR TARİHİ : 15.09.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 330, 336 ve 349 parsel sayılı 3129.41, 4335.82 ve 585.44 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 101 ada 330 sayılı parselin 2/3 hissesi …, 1/3 hissesi … adına, 101 ada 336 ve 349 sayılı parseller ise davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazların Hazine’ye ait olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile çekişme konusu 101 ada 336, 349 sayılı parsellerin … Köyü Köy boşluğu olarak Hazine adına, 101 ada 330 sayılı parselin ise tespit gibi tespit malikleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre çekişme konusu 101 ada 336 ve 349 sayılı parsellere yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, ancak köy boşluklarının mülkiyeti Hazineye ait olduğu halde taşınmazların “… Köyü köy boşluğu olarak aidiyet belirtir şekilde tescil kararı verilmesi isabetsiz ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın hüküm kısmının 2.fıkrasının 3.satırındaki “iptali” sözcüğünden sonra gelen “… Köyü köy boşluğu olarak” sözcükleri hükümden çıkartılarak yerine “ile 101 ada 336 ve 349 sayılı parsellerin köy boşluğu olarak” sözcüklerinin yazılmak suretiyle hükmün bu şekli ile düzeltilerek ONANMASINA,
2- Dava konusu 101 ada 330 sayılı parsele yönelik Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece tespit malikleri yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespiti sırasında taşınmazın 2/3 hissesi …, 1/3 hissesi … adına tarla vasfı ile tespit edilmiştir. Mahkemece taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler, dava konusu diğer parseller gibi bu taşınmazın da köy boşluğu niteliğinde ve herkesin kullandığı yer olduğunu ancak taşınmazın kime ait olduğu hususunda net bilgileri olmadığını beyan etmişler, davalı köy temsilcisi ise, taşınmazın 2/3 hissesinin tespit maliki …’a babasından intikal ettiğini, diğer kısmının ise köy boşluğu olduğunu beyan etmiştir. Keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişisinin 10.9.2007 tarihli bilirkişi raporunda 330 sayılı parselin, üzerinde çalılar olan taşlık kayalık niteliğindeki yerlerden olduğunu, tarım arazisi olmadığını belirtmiştir. Bu durumda, davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği yada ne suretle gerçekleştiği tam olarak anlaşılamamaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, teknik bilirkişi ve uzman üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu huzuru ile yeniden keşif yapılmalıdır. Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amaca uygun olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebindeki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılık giderilmeli, arazinin niteliği ve kullanım durumu kesin olarak belirlenerek, mahkemenin taşınmazın konumu, toprak yapısı, üzerindeki bitki örtüsü ve çevre taşınmazlara göre arz ettiği özelliklere ilişkin gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, beraberde götürülecek uzman üç kişilik ziraat mühendisleri kurulundan önceki ziraatçi bilirkişi raporunu irdeleyen, taşınmazın niteliği ve toprak yapısını komşu parsellerin toprak yapısı ile karşılaştırılmalı biçimde belirten ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın mahkeme huzurunda çekilecek fotoğrafları rapora eklenmeli; teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 15.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.