YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5917
KARAR NO : 2008/5246
KARAR TARİHİ : 15.09.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 156 ada 12 parsel sayılı 394,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 3. derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisinde kalması ve zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmaması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece keşif yapılmaksızın çekişmeli taşınmazın 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı, ev ve arsa niteliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; davacının dayandığı tapu kaydı ve sit haritası keşif mahallinde uygulanmamış, çekişmeli taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, sit alanında olup olmadığı belirlenmemiş, taşınmazın niteliği, zilyetlik durumu usulünce araştırılmamıştır. Taşınmaz hukukuna ilişkin ihtilaflarda bu yönleri aydınlatmaya elverişli keşif yapılmadan sırf iddianın öne sürülüş şekline göre hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında fen ve arkeolog bilirkişileri aracılığı ile arkeolojik sit haritası, davacının dayanağı tapu kaydı uygulanmalı, davacının dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı, çekişmeli taşınmazın arkeolojik sit alanında kalıp kalmadığı, taşınmazın niteliği hususunda uzman ziraat bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, ne durumda bulunduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme, araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.