Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5934 E. 2009/7075 K. 27.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5934
KARAR NO : 2009/7075
KARAR TARİHİ : 27.10.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, muarazanın giderilmesi istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin bir kısım üyelerinin konut için, diğer bir kısım üyelerinin ise arsa için üye olduğunu, ancak bunun eşitliğe aykırı olup, sorun oluşturması nedeniyle bu sorunların giderilmesi amacıyla bir kısım üyelerce davalı kooperatifin kurulduğunu, iki kooperatif arasında düzenlenen protokol gereğince bir kısım arsaların davalı kooperatife devren satılmasının ve buna göre bir kısım üyelerin de davalı kooperatifin üyeliğine geçmesinin kararlaştırıldığını, protokole göre davalı kooperatife geçmek istemeyen üyeler için davalı kooperatifin kura ile belirleyeceği arsaların tapularını davacıya devredeceğinin kararlaştırıldığını, ancak bunun yapılmadığını ileri sürerek, anılan nitelikteki üyeler için belirlenecek 18 adet arsanın müvekkiline devrini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının arsaları müvekkiline tapuda sattığını, dava konusu protokolün, usulüne uygun bir satış vaadi sözleşmesi olmadığı için geçersiz olduğunu, bu nedenle hak iddia edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen protokolün resmi şekle uygun olmaması nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında kurulan davacı kooperatifin bir kısım üyelerinin daha sonra davalı kooperatifi kurmaları ve alınan genel kurul kararları doğrultusunda davacı kooperatife ait arsaların yapılan protokol çerçevesinde davalı kooperatife satılması sonrasında, genel kurul kararına rağmen bir kısım üyelerin davalı kooperatifin üyeliğine geçmemesi üzerine çıkan muarazanın giderilmesi ve bu bağlamda davalı kooperatifin üyeliğine geçmeyen üyelerin arsa paylarının davacı kooperatife iadesi istemlerine ilişkindir. Uyuşmazlığın açıklanan bu niteliklerine göre davanın kooperatif hukukunu ilgilendirdiği anlaşılmaktadır. HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince tüzel kişi olan kooperatif ile üyeleri arasındaki davaların kooperatifin ikametgahı mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, bu davadaki yetkili mahkemelerin HUMK’nun 13. maddesi hükmüne göre değil, HUMK’nun 17. maddesine göre belirlenmesi gerekir. Bu kural, kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı olup, mahkemece re’sen dikkate alınması zorunludur.Bu durumda, davacı ve davalı kooperatiflerin merkezlerinin Ankara’da bulunmasına ve davanın ticari nitelikte dava olmasına göre, yetkili ve görevli Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerekli olup, somut olayda dava ilk olarak Ankara Ticaret Mahkemesi’nde açılmış ve bu mahkemece yetkisizlik kararı verilmiş ise de, bu kararın Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleşmiş olduğu gözönünde bulundurularak HUMK’nın 25.maddesi kapsamında, anılan yasa hükümleri gereğince mahkemece yetkisizlik kararı vermesi gerekirken, davanın esasına girilmek suretiyle karar verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.