Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5960 E. 2009/7088 K. 27.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5960
KARAR NO : 2009/7088
KARAR TARİHİ : 27.10.2009

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı aidat borcunun tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatife olan 2002 yılı Mart ile 2003 Haziran dönemi arasındaki döneme ait aidat borcunu ödememesi nedeniyle hakkında girişilen icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olmayıp, tapuda maliki olduğu konutu mal sahiplerinden bedelini ödeyerek satın aldığını, talep edilen faizin hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuş, % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemenin, davalının davacı kooperatif ortağı olduğu ve toplam 27.501.333.333-TL (27.501,33-YTL) alacaklı olduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, 16.000.000.000-TL asıl alacak ve 11.501.333.333-TL üzerinden itirazın kısmen iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 10 temerrüt faizi uygulanmasına ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin kararı, Yargıtay 11. HD’nce bozulmuş; Yargıtay bozma ilamında özetle, “yargılama sırasında taraf vekilleri bir araya gelerek 19.11.2003 tarihli belge ile görülmekte olan davanın konusunu teşkil eden İzmir 15.İcra Müdürlüğü’nün 2003/5607 sayılı icra takip dosyasından, toplam 38.962.205.000-TL karşılığında borçlunun ibra edileceği ve davanın da takip edilmeyeceği konusunda anlaştıkları, aynı tarihte borçlu tarafından 30.000.000.000-TL’nin ve bakiye 8.965.000.000-TL’nin ise 21.04.2004 tarihinde ödendiği belirtilerek, anılan belgelerin hukuki niteliği değerlendirilerek görülmekte olan davaya etkisinin tartışılması, ibra ve davanın takipsiz bırakılması hususlarını içeren bu belgelerin icraya bırakılamayacak bir husus olduğunun gözönünde bulundurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu belge asıllarının sunulmadığı, ancak ödemelerin yapıldığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına sebep olunduğu gerekçesiyle 11.000,53-YTL icra inkâr tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına konu edilen belgenin aslı taraflardan sorulmuş, bulunmadığının anlaşılması üzerine tarafların beyanlarına göre yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Oysa anılan belgenin fotokopisi, dosyaya konulmuş olan icra dosyasının sureti içinde bulunmaktadır. O halde bozma ilamı gereğince mahkemece icra dosyasının aslı istenilmek suretiyle, belgenin aslı ya da belgenin içeriği ve imzaların taraf vekillerince aynen kabul edilmiş olması nedeniyle dosyada mevcut suretine göre değerlendirme yapılması bozma ilamı doğrultusunda bu belgenin ne anlama geldiğinin taraflardan sorulması, varsa bu husustaki iddia ve savunmaya ilişkin delillerin toplanması, belgede imzası bulunanların böyle bir belge düzenleme yetkilerinin bulunup bulunmadığının ve belgeye göre başka borcun kalıp kalmadığı hususları ile kooperatif vekilinin ve bu bağlamda kooperatif yöneticilerinin üyelerini ibra eder nitelikte bir belge düzenleme yetkilerinin bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.