YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6296
KARAR NO : 2008/5543
KARAR TARİHİ : 22.09.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı … tarafından satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu sicilinde malikhanesi açık bırakılan 1284 ada 63 parsel sayılı 4.042 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın murisi … (…)’ın mirasçıları adına miras payları oranında tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne çekişmeli parselin davacı … ve müşterekleri adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı ve müşterekleri lehine gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmaz 9.12.1963 tarihinde … Belediyesi adına tespit edilerek tutanağın 28.4.1964-28.6.1964 tarihleri arasında askıya çıkartıldığı, Hazinenin yasal süresi içinde Kadastro Komisyonuna itiraz etmesi üzerine Ek Komisyon Kararında Hazinenin itirazı haklı görülmesi nedeniyle çekişmeli taşınmazın Hazine adına tespit edilmesi gerekiyor ise de, çekişmeli taşınmazın … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1964/224 Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan bahisle malikhanesinin açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş olduğu;davacılar … ve arkadaşları vekili Av. … ’ın, çekişmeli taşınmaz için 6.3.1964 tarihinde … 2. Asliye Hukuk Mahkemesine kadastro tespitine itiraz davası açtığı, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.3.1966 tarih ve 1964/224 Esas, 1966/245 sayılı kararı ile dosyanın HUMK.nun 409. maddesi uyarınca muameleden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Tespitin malikhanesi açık bırakılmak suretiyle yapılması halinde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesi uyarınca kadastro hakimi, gerçek hak sahiplerini belirlemek ve taşınmazın onlar adına tapuya tesciline karar vermekle yükümlüdür. Malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit yapıldığına göre yasal hasım olan Hazinenin davaya dahil edilmesi zorunludur. Kabule göre de; Mahkemece yapılan keşifte dinlenen 1942 doğumlu mahalli bilirkişi …, tespit tarihi itibariyle çekişmeli taşınmazın 20 yılı aşkın zilyetlik durumunu bilebilecek yaşta olmadığı gibi, keşifte okunduğu belirtilmesine rağmen dosya içerisinde çekişmeli taşınmazın dayanağı olan 1282 tahrir nolu vergi kaydına ve yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının denetlenmesi yönünden başvurulması gereken komşu parsellerin tespitine dayanak vergi kayıtlarına da rastlanmamış, davacının murisi … (…) ve lehlerine tescil kararı verilen mirasçıları yönünden 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen sınırlamalarla ilgili gerekli araştırmanın da yapılmadığı anlaşılmıştır. Eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece yasal hasım olan Hazine davaya dahil edilerek, taraflara iddia ve savunmalarını kanıtlamak bakımından delillerini sunma imkanı sağlanmalı, çekişmeli taşınmaz ve çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin dayanak kayıtları merciilerinden getirtilmeli, tespit bilirkişilerin kimlik bilgileri belirlenip onaylı vukuatlı nüfus kayıt örnekleri getirtilerek halen hayatta olup olmadıkları tespit edilmeli, bundan sonra çekişmeli taşınmazın başında tespit tarihinden geriye doğru 20 yılı aşkın zilyetlik durumunu bilebilecek elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen ve ziraat bilirkişiler aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı, keşifte çekişmeli taşınmaz dayanakları okunup kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek gösterilmek sureti ile kayıtların kapsamları belirlenmeli, komşu parsellerin kayıtlarının çekişmeli taşınmaz yönünü ne şekilde sınır gösterdiği üzerinde durularak yerel bilirkişi sözleri denetlenmeli, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı,yerel bilirkişi ve tanıklarca zeminde gösterilen hudutlar fen bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu,kimden nasıl intikal ettiği,yasalar gereğince Hazineye intikal eden yerlerden olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, ziraat bilirkişisine ayrıntılı rapor tanzim ettirilmeli, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde sağ olan tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olduğu ve taşınmaz üzerinde davacı ve müşterekleri lehine zilyetlikle taşınmaz edinmenin diğer koşullarının gerçekleştiği belirlendiği takdirde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesindeki sınırlama ile ilgili olarak Tapu Sicil, Kadastro ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlükleri nezdinde araştırma yapılmalı, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, davalı … Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.