Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6315 E. 2008/6693 K. 27.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6315
KARAR NO : 2008/6693
KARAR TARİHİ : 27.10.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 185 ada 185 parsel sayılı 28.542,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu,devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. 1964 yılında çalışma yapan Toprak Komisyonunca çekişmeli taşınmazın meradan açıldığı belirtilerek 1966 tarihinde davalı Hazine adına tapu kaydı oluştuğu ve çekişmeli taşınmazın sınırında 185 ada 310 sayılı mera parseli bulunduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamıştır. Doğru sonuca ulaşabilmek için taşınmazın bulunduğu yerde Toprak Komisyonunun belirtmelik tutanakları ve haritaları ile yine varsa mera tahsis kararları, ekleri ve haritaları getirtilip dosyaya konulmak suretiyle mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri huzuruyla keşif icra edilmeli, Toprak Komisyonunca düzenlenen belirtmelik tutanakları, varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, mera tahsis kararı mevcut değil ise, taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, taşınmazın sınırındaki 185 ada 310 sayılı mera parseli ile arasında ayırıcı bir unsurun bulunup bulunmadığı araştırılmalı, taşınmazın toprak yapısı ve öncesinde mera olup olmadığı, intikali ve tasarrufu hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri çevre parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, taşınmazın niteliği, ve toprak yapısı konusunda ziraat mühendisleri arasından seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli harita ve rapor düzenlettirilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunduğundan davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.