YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/632
KARAR NO : 2008/1082
KARAR TARİHİ : 26.02.2008
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık …’ın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 338.maddesi uyarınca 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair, İstanbul 9.İcra Mahkemesinin 29.05.2007 tarihli ve 2006/7374-2007/4154 sayılı kararına itirazın reddine ilişkin, İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.08.2007 tarihli ve 2007/926 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; mal beyanı dilekçesini borçlu sanığın vekilinin verdiği bu nedenle sanığın sorumlu tutulmayacağı gözönüne bulundurulmadan sanığın beraati gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 28.11.2007 gün ve 60524 sayılı Kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 27.12.2007 gün ve K.Y.B.2007/273206 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlu hakkında yapılan takip sırasında 29.09.2006 tarihli mal beyanında bulunanın borçlunun vekili olduğu, vekilin beyanında dolayı asil sorumlu tutulamayacağından borçlu sanığa isnat edilen suçun oluşmadığı gözetilmeksizin cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.08.2007 tarihli ve 2007/926 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık … hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak eyleminden dolayı BERAATİNE, hükümlü hakkındaki cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.2.2008 gününde oy birliği ile karar verildi