YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6324
KARAR NO : 2008/8247
KARAR TARİHİ : 22.12.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 121 ada 10,26 ve 34 parsel sayılı 903,08, 5.333,64 ve 2.691,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı ve irsen intikal nedeniyle davacılar …, …, …, …, davalılar …, …, …, …, … ve davacıların murisi anneleri … adına iştirak halinde mükliyet şeklinde tespit edilmiştir. Davacılar …, …, …, … yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli 121 ada 10 ve 34 sayılı parsellerin tamamı ile 121 ada 26 sayılı parsel üzerindeki evin adlarına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacılara verilen kesin süreye rağmen ek keşif avansının yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddine, çekişmeli parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin ispat külfeti kendisine düşen taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi, bir diğer ifade ile taraflardan tanık ve diğer delil listelerinin alınması, dayanılan kayıtların celp edilip dosyaya konulması, yerel bilirkişi adaylarının isimlerinin zabıta aracılığı ile tespit edilmesi ve dosyada bir eksiğin bulunmaması gerekir. Bundan sonra keşifle ilgili ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretlerle, vasıta parası ve yapılacak tebligatlarla ilgili masraflar kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiye için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmeli, süreler tayin edilirken de Tebligat Tüzüğün’ün 12.maddesinin mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Mahkemece yasaya uygun şekilde taraflardan tanık listesi alınmamış, diğer delilleri hasrettirilmemiş olduğundan dosya keşfe hazır hale gelmemiştir. Ayrıca 24.9.2007 tarihli keşif ara kararında yerel bilirkişi adaylarına verilecek ücret ile
fen bilirkişilere yapılacak tebligatlarla ilgili masraflar kalemler halinde gösterilmediği gibi, anılan ara kararına ilişkin oturumda hazır bulunmayan davacılara, keşif ara kararı ile ilgili meşruhatlı davetiyelerin tebliğ günü olan 8.10.2007 tarihine ek keşif avansını yatırmaları için davacılara verilen 10 günlük kesin süre eklendiğinde bu süre ile keşif günü olan 26.10.2007 günü arasında bilirkişi adayları, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiyenin tebliği için yeterli sürenin bulunmaması nedeniyle de söz konusu ara kararı yasaya uygun bulunmamaktadır. Yasada öngörülen şekle uygun olmayan bir ara kararına dayanılarak keşif deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilemeyeceğinden davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.