YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6396
KARAR NO : 2009/2374
KARAR TARİHİ : 07.04.2009
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında, alacağın tahsiline yönelik itiraz iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı kooperatifin ortakları olduğunu, çekilen kurada karşılıklı dairelerin taraflara isabet ettiğini, müvekkilinin kendisine isabet eden dairenin içini yaptırdıktan sonra, davalının dairenin kendisine ait olduğunu iddia ederek daireyi teslim aldığını, yapılan tespite göre 6.389.650.000-TL masrafının bulunduğunu, başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının Mudanya’da olduğunu savunmuş, esasa ilişkin de davanın reddini istemiştir. Mahkemenin yetkisizliğe ilişkin kararı Yargıtay 11. HD’nce bozulmuş, Yargıtay bozma ilamında özetle “HUMK’nun 17 nci madde hükmü gereğince, kooperatif ile üyeleri ve üyelerin ortaklıktan kaynaklanan kendi aralarındaki davaların kooperatifin ikametgah mahkemesinde görülmesi gerektiği, TMK’nun 51. maddesine göre tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu, bu yetki kuralının kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı olduğu, buna göre somut olayda davacı ve davalı dava dışı kooperatifin ortakları olduğu, uyuşmazlığın tarafların ortağı olduğu dava dışı kooperatifin imal ettiği konutların yanlış teslimi sonrasında davacının yaptığı gidere ilişkin olduğu, buna göre mahkemece, dava dışı olan ve tarafların ortağı olduğu kooperatifin ana sözleşmesi getirtilip merkezi belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalıya ait dairede davacının imalat yaptığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 6.398,65-YTL asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş yasal faizi üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davalı vekilince davaya konu dairenin dava dışı kooperatif tarafından kendisine tahsis edildiği halde, kötüniyetli olarak davacı tarafından sahiplenildiği ve yapılan imalatın alınıp götürülebileceği savunulmuştur. Mahkemece bu savunma yeterince araştırılmamıştır. Bu bağlamda, mahkemece kura tutanağına göre dairenin tahsisinde ya da anahtar tesliminde hangi tarafın kusurlu olduğu, davacının yaptırdığı imalatın götürülme olanağının bulunup bulunmadığı, davalının bu durumu benimseyip benimsemediği hususlarının araştırılması gereklidir. Ayrıca bu davada verilecek karar, ileride davalı kooperatifin de hukukunu etkileyeceğinden, davacı tarafa dava dışı kooperatife karşı dava açmak üzere süre verilmesi, dava açıldığı takdirde her iki davanın birleştirilerek görülmesi gereklidir. Bu itibarla, mahkemece, açıklanan bu hususlar gözetilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 07.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.