Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6483 E. 2009/8649 K. 15.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6483
KARAR NO : 2009/8649
KARAR TARİHİ : 15.12.2009

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı menfi tespit istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife borcu bulunmamasına rağmen kooperatifçe müvekkiline 179,00-YTL aidat ve 4.669,50-YTL gecikme faizi olmak üzere toplam 4.848,50-YTL borcunu ödemesi için ihtarname gönderildiğini ileri sürerek, müvekkilinin anılan meblağda borçlu olmadığının tespitini ve % 40 kötüniyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının anapara borcunun bulunmadığı, yalnızca 2.749,00-YTL gecikme faizi borcunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının asıl alacak borcunun bulunmadığına, ancak 1.920,50-YTL gecikme faizi borcunun bulunduğuna karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlerle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak dava, kooperatif üyeliğine dayalı borç bulunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olup, uyuşmazlık borcun nasıl hesaplanacağı noktasındadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda doğru olarak belirtildiği üzere, genel kurul kararına dayanılsa bile, faiz borcunun yeniden yapılandırılarak anaparaya eklenmesi ve bu paraya tekrar temerrüt faizi uygulanması BK’nın 104/son maddesi hükmüne göre mümkün olmayıp, bu şekildeki uygulama TTK’nın 8. maddesi gereğince yalnızca tarım kredi kooperatiflerinde mümkündür. Bu nedenle raporda bu yönde yapılan açıklama ve hesaplama ilke olarak doğrudur. Ancak BK’nın 84. maddesi hükmüne göre, alacaklının geciken veya kısmen yapılan ödemeleri öncelikle faiz ve masraflara mahsup etme hakkı bulunmaktadır. Bu ilke, kooperatif genel kurulunca aksi yönde bir karar alınmadıkça ya da kooperatifte böyle bir genel uygulamanın varlığı ispatlanmadıkça kooperatif alacaklarında da uygulanmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporundan yapılan hesaplamanın anılan hükme göre yapılıp yapılmadığı hususu anlaşılamadığı gibi, mahkeme kararında da bu konuda bir açıklama bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece açıklanan hususların araştırılması ve bunun sonucuna göre alacağın belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 15.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.