YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6484
KARAR NO : 2009/8650
KARAR TARİHİ : 15.12.2009
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREGİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatife 1998-2001 yılları arasında 2.380,00-YTL ödeme yaptığını, ancak kooperatifin tasfiyeye girdiği halde ödemelerinin iade edilmediğini ileri sürerek, anılan meblağın 23.03.2001 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle davalı kooperatif başkanlığını yürüten davalı … Ardanuç’tan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, bu istemin kooperatifin feshi ile istenebileceğini, kooperatif ayakta olduğu için bu davada hukuki yararının bulunmadığını, kooperatifin tasfiye aşamasında olduğunu, ödeme imkanı varsa ödeneceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının 23.03.2001 tarihine kadar 2.330,00-YTL ödediği ve kooperatif başkanına gönderilen ihtarname ile temerrüdün oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın 14.10.2006 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; gerek dava dilekçesinde ve gerekse yargılama sürecinde davacı tarafça tahsili istenilen alacak, mahkemenin kabulünün aksine kooperatiften değil kooperatifin başkanı ve tasfiye memuru olan …’tan istenilmektedir. Mahkemece, davacının bu yöndeki talebine rağmen, bu hususun temsilcide hata olarak kabul edilmesi ve anılan kişi yerine kooperatif aleyhine hüküm kurulması HUMK’nun 74. ve devamı maddelerine aykırıdır. Mahkemece, anılan yasa hükümleri çerçevesinde davacının talebine göre davanın değerlendirilmesi ve bunun sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair nedenlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 15.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.