Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6535 E. 2008/6675 K. 27.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6535
KARAR NO : 2008/6675
KARAR TARİHİ : 27.10.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 134 ada 12 ve 17 parsel sayılı 373,83, 2010,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişme konusu 134 ada 12 ve 17 sayılı parsellerin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların tarım arazisi niteliğinde olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma inceleme ve uygulama yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazların sınırında eylemli biçimde mera vasfı ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen ve tespiti kesinleşen 134 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bulunması nedeniyle taşınmazların öncesinin kamu malı niteliğinde mera olup olmadığının yöntemine uygun biçimde araştırılması gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisinin yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı da mülki amirlikten sorulmalı, yapılmış ve kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki olan belgeler getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yöntemle tespit edilecek taraf tanıkları ve uzman ziraat bilirkişileri kurulu aracılığı ile keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritası, yerel bilirkişi yardımı uzman fen bilirkişi eliyle yerine uygulanarak taşınmazların mera tahsis kaydı kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişteki durumlarının ne olduğu, kime ait oldukları, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanmanın hangi tarihte başladığı ve ekonomik amaca uygun olup olmadığı, öncesinin kamu orta malı mera niteliği taşıyıp taşımadığı, sınırındaki meradan elde edilip edilmediği etraflıca sorulup maddi olaylara
./..

2008/6535-6675 Sh:2

dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, komşu parsellerin davalı olup olmadığı, tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli, uzman ziraat mühendisleri kurulundan arazinin niteliği, eğimi, toprak yapısı ve sınırındaki mera parseli ile toprak yapısı da mukayese edilerek meranın bütünlüğünü bozup bozmadığı, mera ile arada doğal ya da yapay ayırıcı bir sınırın bulunup bulunmadığını belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını, bu kapsama göre taşınmazların konumunu gösterir ve keşfi takibe imkan verecek biçimde kroki düzenlettirilmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sebebi sütununda yazılı beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı; mahkemenin taşınmazların konumu, toprak yapısı, üzerindeki bitki örtüsü ve çevre taşınmazlara göre arzettikleri özellikleri belirtir gözlemi de keşif tutanağına geçirilmeli taşınmazların kamu orta malı niteliğinde mera olduğunun belirlenmesi halinde bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımadığı gözönünde tutulmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14/son maddesi uyarınca aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesiz zilyetlik yoluyla davacının murisi, davacı ile dava dışı mirasçıları adına başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği Kadastro, Tapu Sicil ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, taşınmaz mal tespit edilmiş ise tespit tutanakları getirtilip incelenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.