YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6537
KARAR NO : 2008/6949
KARAR TARİHİ : 03.11.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 145 ada 1, 5 ve 10 parsel sayılı 1616.65, 2658.14 ve 1807.69 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 145 ada 1 ve 10 sayılı parseller Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmaları nedeniyle ham toprak vasfı ile davalı Hazine adına, 145 ada 5 sayılı parsel ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacılar …, …, …, …, … ve …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazların bitişiğindeki dava dışı 145 ada 4, 6, 7 ve 8 sayılı parsellerin malikleri olduklarını belirterek köy yolu ile su kanalının dava konusu taşınmazlardan geçtiği halde kadastro tespiti sırasında gösterilmediği iddiası ile ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; 145 ada 1 ve 10 sayılı parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 385.19 metrekarelik ve (D) harfi ile gösterilen 20.96 metrekarelik alanın ayrı ayrı davalı Hazine adına tesciline, (C) harfi ile gösterilen 761.52 metrekarelik kısmın davalı Hazine adına aynı parsel numarası ile tesciline, (B) harfi ile gösterilen 448.98 metrekarelik kısmın yol olarak haritasında gösterilmesine, (S) harfi ile gösterilen 1438.34 metrekarelik kısmın tespit gibi aynı parsel numarası ile davalı Hazine adına tesciline, (T) harfi ile gösterilen 217.19 metrekarelik kısmın tespit gibi ayrı parsel numarası verilerek Hazine adına tesciline, (V) harfi ile gösterilen 152.16 metrekarelik alanın yol olarak haritasında gösterilmesine; 145 ada 5 sayılı parselin (L), (M), (N) harfleri ile gösterilen toplam 2491.85 metrekarelik kısmın aynı parsel numarası ile tespit gibi davalı … adına tesciline, (O) harfi ile gösterilen 166.29 metrekarelik alanın yol olarak haritasında gösterilmesine, teknik bilirkişi rapor ve haritasında mavi çizgi ile gösterilen 145 ada 10 sayılı parsel üzerinde 31.58 metrekarelik alanda, 145 ada 5 sayılı parsel üzerinde 34.29 metrekarelik alanda, 145 ada 1 sayılı parsel üzerinde 44.44 metrekarelik alanda davacı …’ün 145 ada 7 sayılı parsel lehine ve davacılar …’ün 145 ada 4 sayılı parsel lehine, davacı …’ün 145 ada 6 sayılı parsel lehine, davacı …’ün 145 ada 6 sayılı parsel lehine, davacı …’ün 145 ada 8 sayılı parsel lehine, davacı …’ün 145 ada 7 sayılı parsel lehine mecra hakkı tesisine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından 145 ada 1 ve 10 sayılı parseller yönünden temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve haritasında yol olarak gösterilen kısımların eski köy yolu olduğunun toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiğine göre Hazinenin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak davacılar dava dilekçesinde ve duruşmalardaki beyanlarında zeminde mevcut arkın kadastro tespitinde gösterilmediğini belirtmiş, ayrıca tarlalara giden su arkının da gösterilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda temyiz konusu Hazine parselleri üzerine davacı parselleri lehine mecra hakkı tesisine karar verilmiştir. Hüküm davacılar tarafından temyiz edilmediğinden davanın mecra hakkı tesisine yönelik olduğunun kabulü zorunlu bulunmaktadır. Ancak; 3402 sayılı Kanun’un 25/son maddesine göre “Mahkemeden yenilik doğurucu hüküm almayı gerektiren dava ile ilgili isteklerin incelenmesi Kadastro Mahkemesinin görevi dışında bulunmaktadır. Mecra hakkı tesisi de yenilik doğurucu hüküm almayı amaç güden dava türünden olması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 25/son maddesi gereğince Kadastro Mahkemesinin görevi dışında kalmaktadır. Görev kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir. Hal böyle olunca, mecra hakkı tesisi yönünden Mahkemenin görevsizliğine karar vermek gerekirken Mahkemece görev hususu nazara alınmadan işin esası hakkında hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.