Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6621 E. 2009/8904 K. 22.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6621
KARAR NO : 2009/8904
KARAR TARİHİ : 22.12.2009

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Ancak, hükmün mahiyeti itibarıyla, davanın HUMK’nun 438. maddesi gereğince duruşmalı olarak incelenebilecek davalardan olmaması nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, ancak haklarının kullanılmasına engel olunduğunu, oysa müvekkilinin ihraç edildiğine ilişkin bir kararın tebliğ edilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin üyeliğinin tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının 1994 yılı genel kurulunda ihraç edildiğini, bu kararın iptali için süresinde dava açılmadığını ve davacının üyelik şartı olarak araç sahibi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının başlangıçta kooperatif üyesi olduğu, ancak 1994 yılı genel kurul kararında ihraç edilenlerin kimler olduğunun belli olmadığı, buna göre kooperatiften ihraç edildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının üyeliğinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemi ilişkin olup, mahkemece, yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacı tarafından kabul edildiği gibi 13 yılı aşan bir süre kooperatif üyeliği terk edildikten sonra bu dava açılmıştır. Ayrıca, kooperatif ana sözleşme hükümleri uyarınca davacının üyelik şartlarını taşıyıp taşımadığı da araştırılmamıştır. Bu itibarla mahkemece, önce davalı kooperatifte üyelerin aidat ödeme ve buna benzer bir yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı araştırılarak buna göre davacının önceki üyelik hakkına dayalı olarak üyeliğin tespitini istemesinin TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığının tartışılması, bu şartlarda davacının üyelik sıfatını taşıyıp taşımadığının araştırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 22.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.