Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6683 E. 2009/8909 K. 22.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6683
KARAR NO : 2009/8909
KARAR TARİHİ : 22.12.2009

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif yöneticiliğine dayalı huzur hakkı alacağının tahsili istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı kooperatifin yönetim kurulunda görev yaptığı dönemde huzur hakkı alacağının ödenmediğini ileri sürerek, 2.500,00-YTL’nin temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıya huzur hakkı alacağının ödendiğini, 30.03.2003 tarihli genel kurulda geriye dönük olarak 2002 yılı Ağustos ile Aralık arasındaki huzur hakkı alacağından vazgeçildiğini, buna göre fazla ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacıya fazla ödeme yapıldığı, bu nedenle alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, huzur hakkı alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de; öncelikle yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, ilke olarak huzur hakkına ilişkin olarak genel kurulda karar alınmamış olsa bile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollaması ile TTK’nun 333. maddesi gereğince huzur hakkı alacağının belirlenmesi gerekli görülmektedir. Somut olayda, genel kurulda daha önce huzur hakkı ödenmesi kararı alındıktan sonra, bir kısım yöneticilerin feragat etmesi üzerine alınan yeni bir karar ile huzur hakkı ödenmesi kararından vazgeçilmiş olup, yukarıda açıklanan ilkeye göre bu alacağından feragat etmeyen davacı için huzur hakkı alacağının ödenmesi gereklidir. Bu nedenle feragat edildiği belirtilen bir kısım alacak bakımından mahkemenin gerekçesinde isabet bulunmamaktadır. İkinci olarak, mahkemece alınan raporda ödendiği savunulan huzur hakkına ilişkin olarak sunulan makbuzlarda davacının imzasının bulunmadığı, bu hususun ispatının gerektiği belirtilmiş ve bu doğrultuda davacı taraf da bu parayı almadığını savunmuştur. Ancak, mahkemece bu konuda bir başka davada alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, bu ödemelerin yapıldığı kabul edilmiştir. Oysa anılan bu dava, bir kısım kooperatif yöneticileri hakkında açılmış sorumluluk davası olup, üstelik bu davada esasa dair karar verilmemiş, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu nedenle anılan davadaki rapora dayanılması da isabetsizdir. Bu itibarla mahkemece, gerekirse kooperatifin tüm hesapları ile gelir gider durumu incelenerek, böyle ödemelerin olup olmadığının somut olarak araştırılması, kooperatifte ödeme makbuzlarındaki imza durumuna ilişkin uygulamanın araştırılması, davacı tarafın itirazlarının cevaplandırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile. hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 22.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.