YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/670
KARAR NO : 2008/744
KARAR TARİHİ : 18.02.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 160 ada 4 ve 162 ada 42 parsel sayılı 2887.91 ve 520.179,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı şirket vekili, yasal süresi içinde satın alma yolu ile geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve karar kesinleştiğinde işlem yapılmak üzere dosyanın Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı şirketin davasını ispatlayamadığı kabul edilerek davanın reddine dair hüküm kurulmuş ise de bu kabul eksik inceleme, uygulama ve araştırmaya dayalıdır. Davacı şirket 25.06.1992 tarihli satış sözleşmesi ve bu sözleşmeye ekli ölçekli krokiye dayanmaktadır. Mahkemece senet ve eki olan kroki zemine usulen uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, davacının talep ettiği taşınmazların geçmişteki durumları, davacı şirket tarafından alınıp alınmadıkları satın alınmış ise ne şekilde kullanıldıkları, taşınmazların etrafının çevrili olup olmadığı araştırılmamış, bu hususları içeren mahkeme gözlemi de zapta geçirilmemiştir. Bu nedenlerle öncelikle mahallinde yeniden keşif ve uygulama yapılarak davacı şirketin dayandığı satış senedi ve krokisi yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle uygulanıp kapsamı belirlenmeli, senet kapsamında kalan taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı, maddi olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulup saptanmalı, … yüksek mühendisleri veya … mühendisleri arasından seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişilerinden taşınmazın niteliği, kullanım durumu, üzerinde harfiyat yapılıp yapılmadığı (toprak alma veya dökme işlemlerinin yapılıp yapılmadığı) hususlarında kapsamlı rapor alınmalı, taşınmazların konumu, etrafının çevrili olup olmadığı ve niteliği hususunda mahkemenin gözlemi keşif zaptına yazılmalı, tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilmeli ve gerektiğinde beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; Kadastro Hakimi, doğru, düzenli, uygulamaya elverişli, tereddüde yol açmayacak şekilde hüküm kurmakla yükümlü bulunduğundan davanın reddi ile yetinilerek davalı parseller hakkında tescile dair hüküm kurulmamış olması da yerinde değildir. Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.