YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6700
KARAR NO : 2008/6739
KARAR TARİHİ : 27.10.2008
MAHKEMESİ : ALANYA İCRA MAHKEMESİ
Mal beyanında bulunmamak eyleminden borçlu …’ın, 5358 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 338. maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Alanya İcra Mahkemesinin 29/11/2007 tarihli ve 2007/997-3184 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığın usulüne uygun olarak mal beyanında bulunmadığından bahisle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanık vekili tarafından İcra Müdürlüğüne süresinde verilmiş bulunan mal beyanı dilekçesinin, İcra ve İflas Kanunu’nun 74. maddesindeki koşulları taşımaması halinde borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş olunmasında isabet görülmemekle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19.06.2008 gün ve 35057 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 16.07.2008 gün ve 2008/138652 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Her ne kadar tebliğnamede suç olarak mal beyanında bulunmamak fiili gösterilmiş ise de, bunun maddi yanılgıya dayalı olduğu, şöyle ki; aynı cümlenin devamından ve tebliğnamenin içeriğinden gerçekte İİK’nun 338. maddesinde yaptırım altına alınan gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçuna ilişkin bulunduğunun kabulü ile yapılan inceleme sonunda;
Dosya kapsamına göre, borçlu hakkında başlatılan Alanya 1.İcra Müdürlüğünün 2006/3781 esas sayılı takip dosyasında, 03.11.2006 tarihli mal beyanında bulunanın sanık vekili olması karşısında, vekilin beyanından dolayı asilin sorumlu tutulamayacağı gözetilmeksizin sanığın beraati yerine yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlendiği tebliğname yerinde görülmekle Alanya İcra Mahkemesinin 29.11.2007 gün ve 2007/997-3184 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden; Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık …’ın BERAATİNE, hakkındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.