Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6747 E. 2008/6926 K. 03.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6747
KARAR NO : 2008/6926
KARAR TARİHİ : 03.11.2008

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Mal beyanında bulunmamak eyleminden borçlu … hakkında yapılan yargılama sonucunda, suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle disiplin hapsi cezası verilmesine yer olmadığına dair, Torbalı İcra Mahkemesinin 05/07/2006 tarihli ve 2006/426-330 sayılı kararına yapılan itirazın kabulü ile sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/1. maddesi uyarınca 10 gün disiplin hapsi cezası ile cezalandırılmasna ilişkin, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/08/2006 tarihli ve 2006/421 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; İcra dosyasında sanığa çıkarılan ödeme emrinin “muhatabın tevziat saatlerinde kapalı olduğu … Mahallesi Muhtarının beyanından öğrenildiğinden, mahalle muhtarı … İlden’e tebliğ edildi. 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı en yakın komşusuna haber verildi. İsim ve imzadan imtina etti” şerhi düşülerek tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, muhatabın adreste bulunmama sebebi araştırılmadığından söz konusu tebligatın Tebligat Kanunu’nun 21. ve Tebligat Tüzüğünün 28.maddelerinde belirtilen koşulları taşımadığı cihetle, usulüne uygun olmadığı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01.07.2008 gün ve 37589 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 23.07.2008 tarihli ve K.Y.B.2008/148321 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre; İcra takip dosyasında borçlu adına çıkarılan ödeme emrinin, “muhatabın tevziat saatlerinde kapalı olduğu … Mahallesi muhtarının beyanından öğrenildiğinden mahalle muhtarı … İlden’e tebliğ edildi. 2 no’lu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılıp en yakın komşusuna haber verildi. İsim ve imzadan imtina etti” şerhinin düşülerek tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Tebligat Yasası’nın “Tebliğ imkânsızlığı ve Tebellüğden imtina” başlığını taşıyan 21. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza mukabilinde teslim eder ve
tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” Hükmü yer almaktadır.
Aynı konuda Tebligat Tüzüğünde ise, “Tebliğ İmkansızlığı” başlığını taşıyan 28 inci maddenin son fıkrasında; “ Muhatap ve onun yerine tebligat yapılacak kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut değillerse 30 uncu maddeye göre muamele yapılır.”
30 uncu maddede de; “28 inci maddenin son fıkrasında ve 29. maddede zikredilen ahvalde tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza mukabilinde teslim eder.
Tebliğ memuru, Tüzüğe ekli 2 numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. Durumu muhataba duyurması mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” Hükümlerine yer verilmiştir.
Bu hükümlerde, tebligatın yapılacağı sırada gösterilen adreste muhatap veya onun adına tebliğ yapılacak kimselerden hiçbiri bulunmazsa tebligat evrakının kime teslim edileceği, tebligat memurunun sırasıyla hangi işlemleri yapacağı açıkça düzenlenmiştir. Muhatap veya onun adına tebligat yapılabilecek kimseler yalnızca tebliğ saati itibariyle adreste bulunmamakta, esasen o adreste ikamet etmektedirler. Bu nedenle o an için adreste bulunmama nedeninin tebligat evrakında açıklanmasına gerek bulunmadığı gibi, yasal düzenlemede bu yönde bir hükme de yer verilmemiştir. (Yargıtay CGK.2/7/2002 T.2002/4-154-282 sayılı kararı.)
Somut olayda, tebligat memuru tarafından muhatap ve onun adına tebliğ yapılabilecek kimselerin tevziat saatlerinde adreste bulunmadıkları saptandığından, tebligat evrakının köy muhtarına teslim edilip, imzanın alındığı, 2 no’lu ihbarnameyi borçlu-sanığın kapısına yapıştırıp, komşusuna da haber verildiği anlaşılmaktadır. Tebligat memurunun bu işlemlerin, Tebligat Yasası’nın 21 inci maddesine ve Tebligat Tüzüğünün 28. ve 30 uncu maddelerine uygun olarak gerçekleştirdiği sabittir. Bir başka anlatımla borçlu adına çıkarılan ödeme emri usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup, kanun yararına bozma isteminin reddi gerekir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğnamenin REDDİNE, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 3.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.