Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6815 E. 2008/5553 K. 22.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6815
KARAR NO : 2008/5553
KARAR TARİHİ : 22.09.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 111 ada 42 parsel sayılı 135.287,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulanan yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişileri … ve …’ın rapor ve krokisinde çekişmeli parselin (42/B) harfi ile gösterilen 3.866,35 metrekare yüzölçümündeki bölümünün aynı ada başka parsel numarasıyla ve arsa vasfıyla, payları oranında davacı … ve müşterekleri adına; geri kalan bölümün ise tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının dayanağını oluşturan … Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.7.1978 tarih ve 1976/129 esas, 1978/87 sayılı kararıyla oluşan tapu kaydının ikinci keşfe katılan fen bilirkişiler … ve …’ın rapor ve krokisinde çekişmeli parselin (42/B) harfi ile gösterilen 3.866,35 metrekare yüzölçümündeki bölümünü kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Yukarıda sözü edilen raporda çekişmeli parselin 42/B harfi ile gösterilen bölümünün davacının dayanağını teşkil eden tapu kaydı kapsamında gösterildiği halde, birinci keşfe katılan iki fen bilirkişisinin düzenlediği raporda çekişmeli parselin 42/B harfi ile gösterilen bölümünün davacının dayanağını teşkil eden tapu kaydı dışında gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda her iki keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları arasında çelişki mevcuttur. Fen bilirkişilerinin raporları arasındaki bu çelişki giderilmeden eksik ve yetersiz inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece çekişmeli taşınmazın başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları ile üç kişilik fen bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. İcra edilecek keşifte davacı tarafın dayanağı tapu kaydı okunup, kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek gösterilmeli,yerel bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıklarca zeminde gösterilen hudutlar fen bilirkişi kurulu haritasında işaretletilmeli, dinlenecek bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği,yasalar gereğince Hazineye intikal eden yerlerden olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, üç kişilik fen bilirkişi kuruluna uygulanan tapu kaydının kapsamını belirtir, keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.7.1978 tarih ve 1976/129 esas, 1978/87 sayılı kararıyla oluşan tapu kaydının krokisindeki …’ün ev ve ahırının yeri zeminde gösterilerek bilirkişi tarafından düzenlenecek harita üzerinde de işaretlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.