Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6908 E. 2009/506 K. 09.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6908
KARAR NO : 2009/506
KARAR TARİHİ : 09.02.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 113 ada 116, 123 ada 14, 120 ada 21, 113 ada 34, 35; 118 ada 18, 123 ada 40, 120 ada 81, 101 ada 322, 113 ada 156, 111 ada 96, 97, 98; 111 ada 111, 111 ada 62, 185 ada 5, 126 ada 54, 126 ada 15, 148 ada 64, 148 ada 77, 101 ada 102 parsel sayılı 8582, 14787, 23143, 5874, 4005, 6100, 1666, 10279, 3793, 5384, 948, 924, 984, 34900, 2701, 361, 27193.45, 15148.43, 24166, 25000 ve 24570 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … … ve arkadaşları tarafından davalı Hazine ve … … ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası hakkında kadastro tesbit tarihinden sonra 1995/474 esas, 1997/124 karar sayılı ilam ile HUMK.nun 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı …’un 113 ada 116 ve 123 ada 14 sayılı parseller hakkında, …’ın 112 ada 62 sayılı parsel hakkında, davacı … …’ın 113 ada 34 sayılı parsel hakkında açtığı davalar Kadastro Mahkemesinin 1998/2 esas sayılı dosyada birleştirilmiştir. Bu davaya … … ve … müdahil davacı olarak katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 1998/2 esas, 2000/15 karar sayılı ve 13.6.2000 tarihli ilamı ile, 123 ada 14 ve 113 ada 116 sayılı parsellerin davacı … adına, 111 ada 62 sayılı parselin davacı … adına, 113 ada 34 sayılı parselin … … adına tesciline ilişkin olarak verilen hüküm Hazine ve müdahil davacı … …’ın temyizi üzerine 16.Hukuk Dairesinin 2000/4446 esas, 2001/1 karar sayılı ilamı ile “Asliye Hukuk Mahkemesine 2.3.1963 tarihinde 17 parça taşınmaz ile ilgili olarak dava açılmış olduğuna göre, bu taşınmazlar yönünden Kadastro Mahkemesince sicil oluşturulması gerektiğinden Kadastro Kanunu’nun 27.maddesi gereğince usulen askı ilanı yaptırılması, sözü edilen davada taraf olarak gösterilen kişiler ve ölmüşlerse mirasçılarının tümünün davaya katılmasının sağlanması, dava konusu taşınmazlarla ilgili tutanak asıllarının getirtilmesi, mahkemenin başka esasında kayıtlı davalar varsa tüm davaların birleştirilmesi, kesinleştirilenler varsa kesinleştirme hukuki sonuç doğurmayacağından Tapu Sicil Müdürlüğü’ne yazı yazılıp parsellerin davalı olduğu belirtilerek tutanak asıllarının getirtilmesi, tarafların tüm delillerinin toplanıp, uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken usulen taraf teşkil edilmeksizin ve dava konusu taşınmazların tümü hakkında karar verilmeksizin hüküm kurulmasının isabetsiz bulunduğuna” değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişme konusu 123 ada 14, 113 ada 116 sayılı parsellerin … mirasçıları adına; 104 ada 322
sayılı parselin … … … adına; 126 ada 54 sayılı parselin Hakkı … adına; 120 ada 21 sayılı parselin … … mirasçıları adına; 111 ada 96, 97, 98 sayılı parsellerin … … adına; 113 ada 35; 118 ada 18; 123 ada 40 sayılı parsellerin … … adına, 113 ada 156 sayılı parselin … … mirasçıları adına; 185 ada 5 sayılı parselin eşit hisseler oranında … ve … adına, 111 ada 62 sayılı parselin … adına; 148 ada 177 sayılı parselin … … mirasçıları adına; 148 ada 64 sayılı parselin … … adına, 126 ada 15, 113 ada 34, 101 ada 102 sayılı parsellerin … … mirasçıları adına payları oranında tesciline, 111 ada 111 sayılı parselin harman yeri olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 113 ada 116, 123 ada 14, 120 ada 21, 113 ada 34, 35; 118 ada 18, 123 ada 40, 113 ada 156, 111 ada 96, 97, 98; 111 ada 111, 111 ada 62, 185 ada 5, 126 ada 54, 126 ada 15, 148 ada 64, 101 ada 102 sayılı parsellere yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 101 ada 322 ve 148 ada 77 sayılı parseller hakkındaki sair temyiz itirazlarının reddine; ancak kadastro hakimi doğru, gerçeğe uygun, tescil sırasında tereddüt uyandırmayacak şekilde sicil oluşturmakla yükümlüdür. Sicil oluştururken taşınmazın ada ve parsel numarasının doğru olarak yazılması gerekir. Dava konusu edilen taşınmazlar 101 ada 322 ve 148 ada 77 sayılı parseller olup bu parseller hakkında soruşturma yapılıp delil toplandığı halde sonuçta 104 ada 322 ve 148 ada 177 sayılı parseller hakkında hüküm kurulmuş olması isabetsiz ise de, maddi hataya dayalı bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının (2) numaralı maddesinin 1.satırındaki “104” rakamının çıkartılarak yerine “101” rakamının, (11) numaralı maddesinin 1.satırındaki “177” rakamının hükümden çıkartılarak yerine “77” rakamının yazılmak suretiyle hükmün bu şekli ile düzeltilerek ONANMASINA
3- Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 1972/756 esas sayılı tescil davasına konu edilen parseller tespit edilerek ve bu dava nedeniyle malik hanesi açık bırakılan tüm parseller hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Mahallinde yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen fen bilirkişi raporuna göre, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2.3.1963 tarihli dava dilekçesinin (e) harfi ile gösterilen … mevkiindeki yerin 120 ada 81 sayılı parsel altında tespit edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hüküm kurulan parseller gibi 120 ada 81 sayılı parselin kadastro tespitinde Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/756 esasında davalı olması nedeniyle malikhanesinin açık bırakıldığı ve malikinin hükmen belirlenmesi için tutanak ve eklerini Kadastro Mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır. Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davasına konu edildiği ve Mahkemece de taşınmaz başında keşif yapılıp deliller toplandığı halde 120 ada 81 sayılı parselin maliki belirlenerek bu parselle ilgili hüküm oluşturulmaması ve tescil hükmü kurulmaması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.