YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6967
KARAR NO : 2008/6871
KARAR TARİHİ : 31.10.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 222 ada 42 parsel sayılı 230,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın yüzölçümünün az olduğu iddiasıyla … ve …’i; hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının kendi adına tesbit gören 42 parsel sayılı taşınmaz hakkında dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı kabul edilmek sureti ile davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde, dört kişi ortak olarak 1112 metrekare taşınmaz satın aldıklarını, her birine düşen taşınmazların yüzölçümlerinin 278’er metrekare olması gerekirken kadastro sırasında kendi adına 230 metrekare, davalı … adına ise 301 metrekare miktarında tesbit yapıldığını belirterek taşınmazındaki yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. Her ne kadar dava dilekçesinde yalnızca 222 ada 42 sayılı parselden söz edilmiş ise de 222 ada 42 sayılı parsel davacı adına tesbit gören 230, 21 metrekare miktarlı taşınmaz olup davalı …’a ait olduğu söylenen taşınmazın da 301,77 metrekare miktarındaki 222 ada 41 sayılı parsel olduğu görülmektedir.Dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın esasen 222 ada 41 sayılı parsele yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı … adına tesbit edilen 222 ada 41 sayılı parselin davalı olduğu kabul edilerek tutanak aslının dosya içine getirtilmesi,tapu kaydına “davalıdır” şerhinin konulmasının sağlanması, iddia ve savunma doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dava dilekçesine yanlış anlam verilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi ve hakkında kadastro tutanağı düzenlenmeyerek haritasında yol olarak gösterilen bölüm hakkında davalı … aleyhine açılan dava yönünden Kadastro Mahkemesi’nin görevsizliğine karar verilmesi gerekirken bu bölüm yönünden her hangi bir hüküm kurulmaması da isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.