Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/7062 E. 2008/6743 K. 27.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7062
KARAR NO : 2008/6743
KARAR TARİHİ : 27.10.2008

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Mal beyanında bulunmamak suçundan borçlu …’in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair Kemer/Antalya İcra Mahkemesinin 21/05/2007 tarihli ve 2007/126 esas, 2007/173 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/06/2007 tarihli ve 2007/605-605 değisik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına gore, Kemer/Antalya İcra Mahkemesince suç tarihi 22/08/2005 olarak kabul edilip, sanığın icra emrinin tebliğine rağmen mal beyanında bulunmadığından bahisle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanık vekili tarafından borca ve takibe itiraz edilmesi üzerine, alacaklı vekili tarafından açılan itirazin iptali davasının kabulü sonucunda itirazin iptaline karar verilmesini müteakip, sanık vekili tarafindan süresi içerisinde icra müdürlüğüne mal beyanında bulunulduğu anlaşılmakla,
1- Mahkemenin kabulü doğrultusunda suç tarihinin 22/08/2005 olduğu kabul edilirse, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 347. maddesinde yer alan “Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.” şeklindeki düzenleme karşısında, suçun işlendiği 22/08/2005 tarihi ile şikayet dilekçesinin verildiği 20/02/2007 tarihi arasında anılan madde de belirtilen sürelerin gerçekleşmiş bulunduğu gozetilmeden, şikayet hakkının düşürülmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Sanık vekilince verilmiş bulunan mal beyanı dilekçesinin, İcra ve İflas Kanunu’nun 74. maddesindeki koşulları taşımaması halinde ise, borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulamayacağının gözetilmemesinde,
İsabet görülmemekle, anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11.07.2008 gün ve 39276 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 04.08.2008 gün ve 2008/157458 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla,
./…

2008/7062-6743 SH.2

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre; borçlu hakkında Kemer İcra Müdürlüğünün 2005/1546 esas no’su ile başlatılan 6.622,04.YTL. bedelli icra takip dosyasında ödeme emrinin 13.08.2005 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesini takiben borçlu vekilinin Antalya 6. İcra Müdürlüğünün 18.08.2005 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine 22.8.2005 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklı vekili tarafından 22.11.2005 tarihli dava dilekçesi ile Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan itirazın iptali davasının 10.10.2006 tarihinde 2005/667 esas ve 2006/468 sayı ile kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, kararın borçlu vekiline 09.01.2007 tarihinde tebliğ edilmesine karşın borçluya tebliğ edildiğine dair bir kayda rastlanmadığı, borçlu vekilinin aynı gün (09.01.2007) mal beyanında bulunduğu, müşteki vekilinin 20.02.2007 havale tarihli dilekçe ile borçlu hakkında süresinde usulüne uygun mal beyanında bulunmadığı iddiasıyla Kemer İcra Mahkemesine şikayette bulunduğu, yargılama sonunda 21.05.2007 tarihinde borçlunun 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair verilen karara karşı yapılan itiraz üzerine mercii Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2007 gün ve 2007/605-605 sayı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
1- Borçlunun borca itirazı nedeniyle alacaklı vekili tarafından açılan itirazın iptali davasında verilen karar 09.01.2007 tarihinde borçlu vekiline (borçluya tebliğine dair kayda rastlanmamıştır.) tebliği üzerine aynı gün borçlu vekilince mal beyanında bulunulduğu, İcra ve İflas Kanunu’nun 75. maddesinin birinci fıkrasındaki “itirazının iptaline veya kat’i veya muvakkat surette kaldırılmasına karar verilen borçlu, bu kararın kendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde yukarıdaki maddede gösterildiği üzere beyanda bulunmaya mecburdur.” hükmü dikkate alındığında, tebliğnamenin (1) numarası altında yapılan şikayetin süresinde yapılmadığı iddiası doğru değildir. İtirazın iptali davasına ilişkin karar borçlu asile tebliğ edilmediği gibi, vekiline yapılan tebligattan haberdar olduğu kabul edildiği takdirde dahi şikayetin süresi içerisinde yapılmadığından söz edilemez.
2- Ancak; borçlu hakkında başlatılan Kemer İcra Müdürlüğünün 2005/1546 esas sayılı dosyasında 09.01.2007 tarihli mal beyanında bulunanın borçlunun vekili olması karşısında, vekilin beyanından dolayı asilin sorumlu tutulamayacağı gözetilmeksizin, borçlunun cezalandırılmasına yönelik karara yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname kısmen yerinde görülmekle Antalya 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2007 gün ve 2007/605-605 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Mal beyanında bulunmamak eyleminden dolayı borçlu … hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına, hakkındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.